(2709 S. K. m. 135) (1086 S. K. m. 388, 389)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dışı bankadan kredi kullanmak suretiyle satın aldığı aracını 26.04.2001 tarihli harici sözleşme ile davalıya sattığını, aralarındaki sözleşmeye göre aracın bankaya olan bakiye taksitlerini davalının ödemesinin gerektiğini, Eylül 2001 ayından sonra ödemediğini, dava dışı bankanın kendisini temerrüde düşürüp, borcu muaccel hale getirdiğini, neticede temerrüt faiziyle birlikte bankaya 3.965.000.000 TL ödemde bulunduğunu, bu nedenle 645.000.000 TL zarara uğradığı gibi bankaya toptan ödemek zorunda kaldığı parayı faize yatırması halinde bu dönem içerisinde elde edeceği 2.800.000.000 TL faiz gelirinden de mahrum kaldığını aracın davalı elinde kaldığı dönem içerisinde aracı kullanamadığını ve 853.000.000 TL ulaşım gideri için masraf yaptığını, 162.600.000 TL trafik cezası ödediğini, ayrıca yatırdığı tespite göre araçta toplam 1.950.000.000 TL tutarında hasar bulunduğunu ileri sürerek beş kalem istek yönünden toplam 6.410.000.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, aracın elinden alındığını, davacının taleplerinin hiç birisinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, harici sözleşmenin geçersiz olduğu, geçersiz sözleşme nedeniyle davacının davalıya teslim ettiği aracı teslim ettiği halde geri isteyebileceği gerekçe gösterilerek 2.890.537.500 TL'nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Az yukarıda açıklandığı gibi davacı, bu davasında beş kalem istek yönünden toplam 6.419.600.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiş; mahkeme ise hangi istek kalemlerini kabul edip hangilerini reddettiğini ve bunların gerekçelerini açıklamadan 2.890.537.000 TL'nin tahsiline karar vermiştir. Oysaki Anayasa'nın 135. maddesi hükmünce mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunlu olduğu gibi HUMK. nun 388 ve 389. maddeleri uyarınca da hükmün, her bir istek kalemi hakkında ayrı ayrı değerlendirmeyi içermesi, hangi istek kaleminin hangi nedenle kabul edildiği, hangilerinin ne sebeple reddedildiği, mümkün olduğu hallerde dayanak yasa maddeleri de gösterilmek suretiyle infazda şüphe ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde açık ve açıklayıcı olması zorunludur. Mahkeme kararının böyle bir açıklık ve sarahati ihtiva etmediği için bu yönüyle bozulması gerekir.
2- Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte belirtilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy