(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıdan 1.1.2000 başlangıç günlü 5 yıl süreli sözleşme ile kiraladığı market için, sözleşmenin 7. maddesindeki masrafları yaptığını, devir veya tahliyede bunların kendisine ödeneceğinin kararlaştırıldığına ancak davalı ile anlaşıp mecuru 30.5.2002 gününde 3. şahsa devretmesine rağmen yaptığı masrafların ödenmediğini yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatını dilemiştir.
Davalı, davacının marketi içerisindeki ballarla birlikte 3.şahsa devrettiğini parasını ondan aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin 7. maddesi gereği imalat bedellerinin ödenmesi gerektiği gerekçesiyle itirazın iptaline, uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı sözleşme gereği taşınmaza yaptığı masrafların ödetilmesi için eldeki davayı açmış mahkemece davanın kabulüne, itirazın iptal edilmesine denmek suretiyle icra takibindeki asıl alacak ile birlikte, işlemiş faiz tespit giderleri ve delil tespiti asgari vekalet ücreti bedeli adı altındaki kalemlerin ve bunların toplamı üzerinde faiz yürütülmesi talebinin de kabulüne hükmedilmiştir. Takip öncesi davacının davalıyı asıl alacak yönünden temerrüde düşürdüğü iddia ve ispat edilemediğine göre davacının işlemiş faiz talebi yerinde değildir. Ayrıca tespit giderlerinin yargılama giderleri içerisinde hesaplanması gerekirken takibe konu faizi ile tahsilinin talep edilmiş olması ve bunun yanında delil tespiti asgari vekalet ücret bedeli adı altında ücret talep edilmiş olması da usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. 438/7 maddesi hükmü uyarınca mahkeme kararının aşağıdaki biçimde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda 1. bentte açıklanan sebeplerden dolayı davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereği mahkeme ilamının hükmü bölümünün 1 no.lu bedinde yer alan (davanın kabulüne) kısmının hükümden çıkarılarak yerine (davanın kısmen kabulüne) sözlerinin eklenmesine, 1 no.lu bendin 2. satırında yer alan (itirazın) sözünden sonra (kısmen) sözünün eklenmesine) 3 no.lu bendin 1. satırındaki (816.008.000-) rakamının hükümden çıkarılarak yerine (-806.008.000 rakamının eklenmesine, ayrıca 3.bent sonuna (red edilen miktar üzerinden -350.000.000 TL. avukatlık ücretinin davacı taraftan alınıp davalıya verilmesine-) sözlerinin eklenmesine 4 no.lu bendinin 2. satırında yer alınan (-olmak üzere toplam 271.281.800 TL. yargılama giderinin davalıdan alınıp sarf eden davacıya verilmesine-) sözlerinin hükümden çıkartılarak yerine (-tesbit masrafı 137.500.000 TL. olmak üzere toplam 408.781.800 TL.nın kabul ve red oranları gözetilerek 51.097.725 TL.nın davacı üzerine bırakılmasına, bakiye 357.684.075 TL.nın davalıdan alınıp davacıya verilmesine-) sözlerinin eklenmesine, mahkeme kararının bu biçimde düzeltilmesine ve iş bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin istem halinde iadesine, 16.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy