(818 S. K. m. 182, 184) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları C.5)
Dava: Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Mustafa Müfit Çıngır gelmiş, diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, açık oto pazarından 21.100.000.000 TL. ye satın aldığı aracı servise getirdiğinde bilgisayar kayıtlarında pert hurda olduğunu öğrendiğini, kusurlu ve ayıplı olduğunun ekspertiz raporu ile tespit edildiğini öne sürerek, 6.8.2003 tarihli Noter Satış Sözleşmesinin iptali ile satış bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sigorta şirketinin bedeli ödeyip pert ettiği aracı ihale ile 3. şahsa sattığını, o şahsın da açık oto pazarında davacıya sattığını, kendisinin de noterde sattığını bildirerek, yersiz olan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi, davacı davalının kayıt maliki olduğu aracı, açık oto pazarından satın aldığını, ancak aracın yangın sonucu hasarlı olduğunun daha sonra öğrenildiğini ileri sürerek, gizli ayıp nedeniyle ödediği bedelin iadesini istemektedir. Davalı ise, söz konusu aracın hasar gördüğünü, aracın kasko sigortacısına terk edilerek tam sigorta tazminatının alındığını, dava dışı sigorta şirketinin aracı üçüncü kişilere sattığını savunmuştur.
İlk olarak, B.K.nun 184. ve müteakip maddeleri gereğince, satıcı, satılandaki hukuki ve maddi ayıplardan alıcıya karşı sorumludur. Ancak, somut olayda davalının gerçek satıcı olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasında zorunluluk vardır. Bilindiği gibi, kasko sigorta poliçesi ile sigorta örtüsüne alınan araçlarda teminat kapsamında ciddi hasarlar meydana geldiği durumlarda, aradaki sözleşmeye uygun olarak sigortacı şirket ya araç bedelini tam olarak sigortalıya ödeyerek hasarlı aracı kendisi almakta, ya da hasarlı aracı sigortalıya bırakarak, hasarlı araç bedelini tazminattan mahsup etmektedir. Sigorta şirketi tam sigorta tazminatı ödemesi durumunda, sigortalının sigorta poliçe genel şartlarındaki hükümler nedeniyle gerektiğinde, hasarlı aracın mülkiyetini, sigortacı şirketin gösterdiği üçüncü kişilere devir zorunluluğu doğmaktadır. Sigorta şirketinin bu şekilde elde ettiği hasarlı aracı satması ve satın alanın da aracı tamir ederek veya tamir ettirerek tekrar piyasa koşullarında üçüncü kişilere satması karşısında, araç maliki sigortalının son alıcıya aracın mülkiyetini devretmesi poliçe genel şartlarındaki hükümler nedeniyle bir zorunluluk olacağından, bu gibi durumlarda son olarak aracı satın alan ile araç maliki arasında B.K.nun 182. maddesi anlamında bir satım ilişkisinden söz etmek mümkün değildir. Çünkü satın alan araç malikine gerçekte bir bedel ödememektedir. Son malikin muhatabı aracı fiilen teslim ve satın aldığı kişidir. Bu gibi durumlarda ise, araç maliki satıcının ayıba karşı tekeffülünden söz etmeye olanak yoktur.
Somut olayda yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda bir inceleme yapılmamıştır. Böyle olunca, mahkemece söz konusu aracın kasko sigortası olup olmadığı, davalının sigorta tazminatını ne şekilde aldığı, aracın mülkiyetinin üçüncü kişilere devrinin sırf sigorta poliçesindeki yükümlülüklerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususları araştırılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 22.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy