(818 S. K. m. 486) (6762 S. K. m. 720) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı davalı S. Koç'a 27.7.2001 tarihli sözleşme ile 7 parsel nolu taşınmazı satmayı vaat ettiğini, edelinin bir kısmının peşin ödenip bakiyesi için de diğer davalının da cirosu olan çek verildiğini, çeki süresinde bankaya ibraz edemediğini, ancak bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, yaptığı takibe davalıların haksız itirazının iptali ile %40 icra-inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, düzenlenen sözleşmede satış bedelinin nakden ve tamamen ödendiğinin yazılı olduğunu, takibe konu çekin de fazlası ile nakden ödendiğini, hiçbir borcun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, 5.250.000.000 TL. üzerinden itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı S. Koç'un temyiz itirazlarının reddiyle davalı S. Koç açısından usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekir.
2- Davacı satış vaadi sözleşmesi ile davalı Seçkin'e satılan taşınmaz bedeli bakiyesi olan çekin ödenmediğinden bahisle bu davayı açmıştır. Davacının takibe konu ettiği çekin, 1.11.2001 keşide tarihli, 5.250.000.000 TL. bedelli, keşidecisi davalı S. Koç, olup hamiline ve A. Er ile davacı S. Pehlivan'a ciroların bulunduğu ayrıca A. Er isminin yanında kefil ibaresinin yazılı olduğu ve süresinde bankaya ibraz edilmediği anlaşılmaktadır. Davalı A. Er satış vaadi sözleşmesinde taraf olmadığına ve çekteki kefilliği de BK. nunda düzenlenen anlamda geçerli bir kefalet olmadığına göre, çek niteliğini yitirmiş adi belgedeki ciro nedeni ile bedelin ödenmemesinden dolayı sorumlu tutulması doğru değildir. Açıklanan nedenle, davalı A. Er hakkındaki davanın reddi gerekirken bu davalı açısından da davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalı S.'in temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın davalı A. Er yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy