(1086 S. K. m. 9, 10) (818 S. K. m. 96)
Dava: Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkili K. M.'in halen Kahramanmaraş Eczanesini işlettiğini, diğer müvekkillerinden M. ve Y.'ın mirasçı olarak işletme hakkına sahip olduklarını, diğer müvekkilinin de mesul müdür olduğunu, Emekli Sandığı Adana Bölge Müdürlüğünden gönderilen yazıda taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin yedi yıl süreyle feshedildiğinin bildirildiğini, feshin tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek sözleşmenin feshine ilişkin kararın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yetkili Mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu beyanla yetki itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin davalı tarafından askıya alınma işleminin iptali isteğine ilişkin olup uyuşmazlık sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Her ne kadar HUMK'daki genel kurala göre davanın davalının ikametgahı mahkemesinde açılacağı kabul edilmişse de, HUMK'nun 10. maddesi hükmü uyarınca aynı zamanda sözleşmenin icra olunacağı yer mahkemesinde de açılabileceği kabul edilmiştir. Tarafların sözleşmede yetkili mahkemeyi kararlaştırmış olmaları, HUMK'nun 9. maddesi uyarınca genel yetkili olan ve 10. maddedeki kural gereğince özel yetkili bulunan mahkemelerin yetkilerini kaldırmaz. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Taraflar arasındaki sözleşme Kahramanmaraş'ta kurulmuş olup sözleşmenin ifa yeri de Kahramanmaraş'tır. Böylece sözleşmenin icra edileceği yer mahkemesi bulunan Kahramanmaraş Asliye Hukuk Mahkemesinin de davaya bakmaya yetkili olduğunun kabulü zorunludur. Bu durumda mahkemece yetki itirazının reddi ile işin esası incelenmeli ve ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin kanuna aykırı biçimde dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar vermiş olması bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy