(2918 S. K. m. 20/d)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıdan 6.300.000.000TL bedelle haricen araç satın alarak, dava dışı Mer-Tur turizm şirketine kiraya verdiğini, bu şirket tarafından ruhsat sahibinden hile ile alınan vekaletnameye dayanılarak aracın resmi satışının bir başkasına yapıldığını ve elinden alındığını ileri sürerek, aracın satışına ilişkin üçüncü kişiyle yapılan kati satış sözleşmesinin iptali ile aracın iadesine, olmadığı takdirde aracın bedeli olan 7.000.000.000TL'nın yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya 6.300.000.000TL karşılığında araç sattığını ancak bundan sonraki olaylardan haberdar olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı tarafından davacıya haricen araç satıldığı, ne var ki aracın davalının elinden çıktıktan sonraki olaylardan davalının sorumlu tutulamayacağı kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında haricen düzenlenen araç satım sözleşmesi, Karayolları Trafik Kanununun 20/d maddesi gereğince resmi biçimde düzenlenmediğinden geçersizdir. Geçersiz sözleşme ile taraflar aldıklarını aynı anda ve karşılıklı olarak sebebsiz iktisap kurallarına göre birbirlerine iade ile yükümlüdürler. Davacı, davalıdan haricen satın aldığı aracın, ruhsat sahibinden hile ile alınan vekaletname ile başka birine resmi satışının yapıldığını belirterek, elinden alındığını ileri sürmüş, davalı ise satıştan sonraki olaylardan haberdar olmadığını bildirmiştir. Az yukarda belirtilen kural gereğince davacı, üçüncü kişi ile yapılan satış sözleşmesinin iptalini isteyemezse de, almış olduğu aracın iadesi koşuluyla, geçersiz sözleşme nedeniyle vermiş olduğu bedelin iadesini isteyebilir. Ne var ki araç, davacının elinden ruhsat sahibinin başka birine yapmış olduğu resmi satışla alınmışsa, davacının aracı iade yükümlülüğü söz konusu olmaz. O halde mahkemece, davacının iddiası doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre, araç davacının elinden çıkmışsa ödediği satış bedeli olan 6.300.000.000TL'nın iadesine, aksi halde aracın iadesi koşuluyla aynı bedelin iadesine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.5.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy