(4822 S. K. geç. m. 1) (4077 S. K. m. 10) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankadan aldığı kredi kartının kullanımı sonucu oluşan borcunu ödeyemediğini, 26.8.2003 tarihinde hesabın kat edilip ihtarla bildirilen borç tutarının fahiş olduğunu ileri sürerek, 4822 sayılı yasa gereğince borcun tespit edilmesini istemiştir.
Davalı, davacı hakkında icra takibi yapıldığını, aleyhine itirazın iptali davası açıldığını ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı tarafından açılan itirazın iptali davası ile birleştirilerek, alınan bilirkişi raporunun 4822 sayılı kanunun geçici 1. maddesine uygun olduğu kabul edilerek, davacının davalıya dava tarihi itibariyle 11.126.754.930 TL. borçlu olduğunun ve temerrüt faizinin akdi faizin %30 fazlası olan %155.122 olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, davacının davalı bankadan aldığı kredi kartının kullanımından doğan borçlarını ödeyememesi nedeniyle, 4077 sayılı yasada değişiklik yapılmasına dair 4822 sayılı yasa gereğince borcun tespitine yönelik açılmış ve davalının açtığı itirazın iptali davası ile de birleştirilerek görülmüştür. 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden faydalanabilmek için, her şeyden önce borcun kredi veren ile kredi kullanan tüketici arasında kredi kartı sözleşmesinin düzenlenmesi ve bu sözleşmeye dayanılarak verilen kredi kartı ile kredi müşterisinin alışveriş yapması ve nakit para çekmesinden kaynaklanmalıdır. Ayrıca kredi kartını kullanan tüketicinin, bu yasanın yayınlanmasından önce temerrüde düşmesi, ödenmeyen kredi kartı borcu nedeniyle hakkında icra takibi aşamasına gelinmesi veya icra takibi yapılması ve yasanın yayınlandığı tarihten itibaren 30 gün içinde kredi kartı veren kuruluşa yazılı başvurusunun bulunması gerekir. Davacı, 3.9.2003 tarihinde temerrüde düştüğüne ve aleyhine banka tarafından 24.9.2003 tarihinde icra takibi yapıldığına göre, davacının talebinin geçici 1. maddeye göre değil, 10/A maddesine göre borcun belirlenmesine yönelik olduğunun kabulü ile davacı borcunun belirlenmesi gerekir. Öte yandan asıl dava hakkında hüküm verildiği halde davalı banka tarafından açılan ve birleştirilerek görülen itirazın iptali davası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Mahkemece bu nedenle davacı borcunun belirlenmesinden sonra birleşen dava hakkında da bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy