(1086 S. K. m. 438) (4822 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki 4077 s. Tüketicinin Korunması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde davalı vekili avukat Suat Sönal geldi, davacı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı bankadan aldığı kredi kartı borcunu ödeyemediğini, aleyhine icra takibi başlatıldığını, 4822 s. yasanın geçici 1. maddesi uyarınca davalı bankaya borcunun hesaplanması için başvurduğunu, davalı bankanın fahiş hesaplama yaptığını ileri sürerek 4822 s. yasanın 1. maddesi uyarınca borcunun tesbitini istemiştir.
Davalı, davacının başvurusu üzerine yapılan ödeme planının 4822 s. yasanın geçici 1. maddesine uygun yapıldığını, ödeme planına borçlunun uymadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davalı bankaya 10.581.508.433 TL borçlu olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, davalı bankaya başvurusu üzerine çıkarılan hesapta bildirilen 13.536.000.000 TL borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Mahkemece davacının başvuru tarihi itibariyle 10.581.508.433 TL borçlu olduğu belirlenmiştir. Bankanın hesapladığı miktar ile mahkemece indirilerek hükmedilen fark kısım davacı lehine hükmedilen, mahkemece hükmedilen kısımda davalı lehine hükmedilen miktardır. Öyle olunca davalı bankanın alacaklı olduğu miktar 10.581.508.433 TL üzerinden davalı banka, davalı bankanın davacıya bildirdiği miktardan alacaklı olmadığı belirlenen 2.954.491.567 TL üzerinden davacı lehine vekalet ücreti takdiri gerekirken, davacı lehine fazla, davalı banka lehine eksik vekalet ücreti takdir edilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7. maddesi gereğidir.
Sonuç: Yukarda 1. bentte açıklanan sebeplerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereği temyiz edilen kararın hüküm başlıklı bölümün 4. bendindeki (1.015.875.920 TL) çıkartılarak aynen (354.538.988 TL) yazılmasına, hüküm bölümünün 5. bendindeki (150.000.000 TL) çıkartılarak aynen (1.168.150.843 TL) yazılmasına, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 14.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy