(818 S. K. m. 32, 388)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalıya 100.000 DM borç verdiğini, karşılığında davalının yetkili vekili Erol Çetin tarafından imzalanan çekler aldığını, bu çeklerden bir kısmının ödenmediğini, yaptığı icra takibinin iptal edildiğini belirterek 30.11.2000 keşide günlü çek bedeli 4.600.000.000 TL.nın kanuni faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, çekin zamanaşımına uğradığını, davacı ile hiçbir ilişkisi olmadığını, çekteki imzanın kendisine ilişkin olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalıya vekaleten çek keşide eden Erol Çetin'in 12.3.1997 gününde vekillikten azledildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Davacı, davalının vekili Erol Çetin tarafından keşide edilen 30.11.2000 keşide günlü 4.600.000.000 TL.lık çek bedeli ödenmediğinden tahsili amacıyla bu davayı açmış, davalı zaman aşımı def'inde bulunmuş ve çekteki keşideci imzasının kendisine ilişkin olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Dava konusu çekteki imzanın davalının vekili olarak hareket eden dava dışı Erol Çetin'e ilişkin olduğu dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi bu konuda uyuşmazlıkta yoktur. Uyuşmazlık, dava konusu çekin keşide tarihi olan 30.11.2000 tarihi itibariyle, Erol Çetin'in davalı adına çek keşide etmek yetkisinin olup olmadığı konusundadır. Davalı, 15.8.1990 günlü ve 11.6.1996 günlü vekaletnameler ile Erol Çetin'i BK. 388. maddesi gereğince kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisini vererek vekil tayin etmiştir. Davalı 12.3.1997 tarihindeki azilname ile Erol Çetin'in 15.8.1990 gününde verdiği vekaletnamelerindeki bütün yetkilerinden azletmiştir. Davalı, 11.6.1996 günlü vekaletname ile ilgili olarak ise vekilini azletmemiştir. Bu halde dava konusu çekin keşide tarihi 30.11.2000 tarihi itibariyle Erol Çetin'in 11.6.1996 günlü vekaletnameye müşteniden aldığı yetkileri devam etmektedir. Bu vekaletname ile vekile açıkça çek keşide etme yetkisi verilmiş olduğundan Erol Çetin'in davalı vekili olarak keşide ettiği çek davalıyı bağlar (BK. 32).
Öte yandan, vekil Erol Çetin aleyhine, Cemil Dilsiz'in Vakıflar Bankasındaki hesabından vekil sıfatı ile çek keşide etme hakkı olmadığı durumda çek keşide etmek suretiyle sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesine açılan kamu davasında, 11.6.1998 günlü vekaletname ile sanığın Cemil Dilsiz adına çek keşide etme yetkisinin olduğu, bu vekaletten azledilmediği, sanığın bu vekaletnameye müşteriden çek keşide etmek yetkisinin olduğu anlaşıldığından sanığın beraatine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Hal böyle olunca dava konusu çekten dolayı davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Ne var ki dava konusu çek kanuni sürede muhatap bankaya ibraz edilmediğinden kambiyo senedi özelliğini kaybedip yazılı delil başlangıcı niteliğini kazandığından, tek başına davacı iddiasını ve alacağın varlığın ispata yeterli değildir. Davacının alacağının varlığını ve miktarının sair delillerle kanıtlaması gerekir. Bu sebeple davacının tanık dahil bütün delilleri ile davalının karşı delilleri toplanıp birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Yukarıdaki (1) no.lu bentteki bozma nedenine göre bu aşamada davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: (1) no.lu bentte gösterilen sebeplerle hükmün davacı lehine BOZULMASINA, (2) no.lu bentte gösterilen sebeple davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istem halinde iadesine, 18.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy