(1086 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Necati Yıldırım kendisine asaleten diğer davalılara vekaleten gelmiş davalı vekili avukat İsa Baştürk geldi, diğer davalı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar, davalılarca 1997 yılında halka açık kampanya ile satışa sunulan Zekariya köy Başak lüks konutlarının 24 ay içinde ve lüks inşaat kalitesinde teslim edileceğinin taahhüt edildiğini, Konut ve ortak alanların kalitesiz malzeme ve işçilik ile ortaya çıkarıldığını, iskan izni alınmadığını, geç teslim nedeni ile kira kaybı olduğunu, çevre düzenlemesinin yapılmadığını, ısınma sisteminin kurulmadığını ve pahalı yakıt sisteminin benimsendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak sureti ile 20.000.000.000.TL tazminat istemiştir. İstanbul 7. Asliye Ticaret mahkemesinde de başka davacılarca aynı sebeple dava açılmış olup davalar birleştirilmiş, bütün davacılar tarafından 27.1.2005 tarihinde verdikleri ıslah dilekçesi ile her bir davacı için ayrı ayrı miktar belirterek toplam 388.724,89 YTL.nin tahsilini istemişlerdir.
Davalı Kiptaş İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı dava ile davalı Necati Yıldırım'ın bir kısım ödemelerini yapmadığından sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek müdahalesinin meni ile kira kaybı nedeni ile uğradığı müsbet zararının tahsilini istemiş, bu dosyada eldeki dava dosyası ile birleştirilmiştir.
Mahkemece davaların reddine karar verilmiş; hüküm, bir kısım davacılar ile Davalı-Davacı Kiptaş tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece verilecek kararın neleri taşıması gerektiği HUMK'nun 388. maddesinde açıklanmıştır. HUMK'nun 388/2 maddesine göre Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin hükümde yer alması gerektiği açık ve net bir şekilde belirtilmiştir. İnfazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde karar başlığında davacılar H. D., O. U., A. U., M. M., E. Ç., H. G. D., T. Ö., A. K., R. Ç., M. S., A. S., H. Ç., S. Ş., D. C. Ç., M. G.'nin kimliklerinin gösterilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Yukarıda açıklanan bozma şekil ve sebebine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, 14.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy