(4822 S. K. Geç. m. 1) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankadan aldığı kredi kartı borcunu ödeyemediğini, aleyhine icra takibi yapıldığını, 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden yararlanmak için bankaya karşısında bulunduğunu, ancak fazla borç çıkarıldığını ileri sürerek borcunun tespitini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 14.3.2003 tarihi itibariyle davacının davalı bankaya 2.687.500.162. TL. borçlu olduğunun tespitine ve geçici 1. madde gereğince aylık ödemelerin 223.958.347 TL. olarak ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı bankanın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı kredi kartı borçlusunun en son kartına kullandığı aya ait hesap ekstresindeki son ödeme tarihi 3.10.2002 olup, asgari miktarı ödemediğinden davalı banka tarafından hesap kat edilerek borcunu ödemesi için gönderilen 15.1.2003 tarihli ihtar davacıya 17.1.2003 tarihinde tebliğ edilmiş, verilen 24 saatlik sürenin dolması ile davacı 19.01.2003 tarihinde temerrüde düşmüştür. Hesabın katına ilişkin ihtar tarihi ile ekstredeki son ödeme tarihi arasındaki süre uzun bir süre olmayıp makul bir süredir. O nedenle davalı bankanın uzun bir süre bekledikten sonra hesabı kat ettiğinden bahsedilemez. Bundan ötürü davacının 19.1.2003 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek hesaplama yapılması gerekirken temerrüt tarihinin son hesap ekstresindeki son ödeme tarihinin alınması ve bu şekilde hesaplama yapılan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi doğru değildir.
Mahkemece temerrüt tarihinin 19.1.2003 tarihi olarak kabul edilip bu tarihe göre yeniden hesaplama yapılmak üzere bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1 bentte açıklanan nedenlerle davalı bankanın sair temyiz itirazlarının reddine, 2 bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy