(818 S. K. m. 84) (4822 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının kredi kartına ilişkin borçlarını ödemediğini, alacaklarının tahsili için başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 4822 sayılı Yasa gereğince borç miktarının belirlenmesi için davacı bankaya başvurduğunu ancak herhangi bir cevap verilmediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının başvurusu üzerine ödeme planı yapılıp, davacıya tebliğ ettirilerek temerrüde düşürülmeden takip başlatıldığından dava şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalının, kredi kartı borcunu ödemeyerek bankanın 27.2.2001 tarihli ihtarıyla temerrüde düştüğü, 24.3.2003 tarihinde 4822 sayılı Yasadan faydalanmak için davacı bankaya başvuruda bulunduğu, davacı banka tarafından ödeme planı çıkarılmadığı ve 20.8.2003 tarihinde de icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davalı, 4822 sayılı yasadan yararlanmak istediğini belirten başvuruyu süresinde yapmış olup, ödenmeyen kredi kartı borcu, icra takibi aşamasına geldiğinden, davada 4822 sayılı yasanın geçici 1.maddesinin uygulanması gerektiği açıktır. Anılan Yasanın uygulanması bakımından borçlunun temerrüdü, banka tarafından akdi ilişkinin sona erdirilip hesap kat edildikten sonra, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmiş ise, bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. Bu tarih itibariyle ödenmeyen kredi kartı borcu icra takibi aşamasına geldiğinden, bankaca hesabın kat edildiği tarih, şayet hesap kat edilmemiş ise, gönderilen son hesap ekstresinde belirtilen ödeme tarihinin temerrüt tarihi olarak kabulü gereklidir. Bu şekilde belirlenecek temerrüt tarihindeki, asıl alacak Ú akdi faizden oluşan ana alacağa, temerrüt tarihinden bankaya başvuru tarihine kadar yıllık %50 faiz uygulanacaktır. Bu biçimde oluşan toplam alacağa da tahsil harcı, icra masrafları, avukatlık ücreti ve Banka Sigorta Muamele Vergisi eklenmeli, bankaya başvuru tarihine kadar borçlu tarafından yapılan ödemeler de Borçlar Kanunu'nun 84. maddesi nazara alınarak ödeme tarihi itibariyle borçtan (temerrüt tarihindeki ana paradan) mahsup edilmeli ve kalan toplam alacak tutarı 12 eşit takside bölünmelidir.
Davalının 4822 sayılı Yasadan yararlanmak üzere süresinde başvurusu bulunduğuna göre mahkemece, az yukarıda açıklanan yöntemle temerrüt tarihindeki asıl alacak + akdi faizden oluşan ana para alacağına temerrüt tarihinden bankaya başvuru tarihine kadar yıllık %50 faiz uygulanarak anılan Yasa gereğince davalının sorumlu olduğu toplam borç ve taksit miktarlarının tespiti gerekirken, davalının başvurusu üzerine davacı banka tarafından ödeme planı çıkarılarak tebliğ ettirilmediğinden bahisle dava şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy