(4822 S. K. Geç. m. 1) (818 S. K. m. 84)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, kredi kartından Eylül 2002'de 750.000.000.-TL nakit çektiğini, toplam 4.315.000.000.-TL tahsil edilmesine rağmen borcun kapanmadığını, 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden faydalanmak için müracaatta bulunduğunu ancak kabul edilmediğini belirterek fazlasını saklı tutarak 3.300.000.000.-TL fazla ödemenin iadesini istemiştir.
Davalı, cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne 2.835.070.800.-TL'nin 6.6.2003 tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden faydalanmak isteyen tüketicinin öncelikle bu yasanın yayınlanmasından önce temerrüde düşmesi, ödenmeyen kredi kartı borcu nedeniyle hakkında icra takibi aşamasına gelinmesi veya icra takibi yapılması gerekir. Borçlunun temerrüt tarihi de banka tarafından akdi ilişki sona erdirilip hesap kat edildikten sonra gönderilen ihtarnamede verilen sürenin bitim tarihi olup, ihtarname gönderilmemişse son hesap ekstrasında belirtilen tarihte istenen asgari miktarı ödememesi nedeniyle bu tarih itibarıyla ödenmeyen kredi kartı borcu icra takibi aşamasına geldiğinden son ödeme tarihinin temerrüt tarihi olarak kabulü gerekir. Süresi içinde başvuruda bulunan borçlunun borcunun tespitinde; temerrüt tarihindeki anapara alacağına icra takibi varsa, icra takibinde istenen miktarı geçmemek üzere tahsil harcı, icra masrafları, avukatlık ücreti ve faizin Banka Sigorta Muamele Vergisi borca ilave edilmeli ve bulunacak toplam alacak tutarı 12 eşit takside bölünmelidir.
Somut olayda, dava açılmadan önce davacı hakkında açılmış bir icra takibinin olmadığı, hesabın kat edilmediği görülmüşse de davacının 14.4.2003 tarihi itibarıyla başvuruda bulunduğu gözetilerek az yukarda açıklanan hususlar ışığında temerrüt tarihinin belirlenip, temerrüt tarihindeki asıl alacak + akdi faizden oluşan anapara alacağına başvuru tarihine kadar yapılan ödemelerin de BK. 84. md. nazara alınarak ödeme tarihi itibarı ile temerrüt tarihindeki anaparadan düşülüp yıllık %50 faiz uygulanmak suretiyle hesaplanacak miktara göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: 1 nolu bentte gösterilen nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte gösterilen nedenle kararın davalı lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy