(2886 S. K. m. 57)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı Belediyeye ait fabrikanın LPG ihtiyacı için 7.6.2001 tarihinde açılan ihalenin uhdesinde kaldığını, 11.7.2001 tarihinde imzalanan sözleşmenin Sayıştay'ca vize edilmediği gerekçesiyle davalı tarafından feshedildiğini ileri sürerek, uğradığı maddi zararlar ve yoksun kaldığı kar payına mahsuben fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 10.000.000.000 TL tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, Sayıştay tarafından işlemin vize edilmemesi nedeniyle ihalenin feshine karar verilmesinin yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Devlet İhale Kanununun 57. maddesi gereğince ihale kararının 15 gün içinde onaylanması ve onaylanmış sözleşmenin Sayıştay Kanununa göre üç gün içinde Sayıştay'a gönderilmesi gerekirken bu süreden sonra gönderildiği, bu nedenle davalının sözleşmenin feshinde haksız olduğu belirtilerek, bilirkişi raporunda belirlenen 23.231.430.000 TL. kar payının ödetilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarafından LPG alımı için açılan ihalenin davacı uhdesinde kaldığı, 11.7.2001 tarihinde sözleşmenin imzalandığı, 29.8.2001 tarihinde vize için Sayıştay'a gönderildiği, 13.9.2001 tarihinde ise Sayıştay'dan vize alınamaması nedeniyle sözleşmenin davalı tarafından encümen kararı ile feshedildiği anlaşılmaktadır. Devlet İhale Kanununun 57. maddesine göre ihale kararının 15 gün içinde noterlikçe onaylanması ve onaylanmış sözleşmenin 832 sayılı Sayıştay Kanununa göre 3 gün içinde Sayıştay'a gönderilmesi gereklidir. 7.6.2001 tarihinde yapılan ihale üzerine 11.7.2001 tarihinde imzalanan sözleşmenin 29.8.2001 tarihinde Sayıştay'a gönderildiği, davalının bu şekilde Sayıştay Kanununun vize ve tescilde uygulanacak usullere uymadığı, olayda davacının kusurunun bulunmadığı mahkemenin de kabulündedir. Ne var ki az yukarda açıklanan yasa maddeleri gereğince sözleşmenin geçerli bir şekilde hüküm ve sonuçlarını doğurması için Sayıştay tarafından vize edilmesi gerekli olup, bu durumda geçerli bir sözleşmenin varlığından söz edilemez. Sözleşme geçerli olmadığına göre davacı, yoksun kaldığı kar payına ilişkin müsbet zararını talep edemez. Davacı bu durumda ancak sözleşmenin yapılması ve feshedilmesi tarihine kadar yapmış olduğu masraflarının ödetilmesini isteyebilir. 10.11.2003 tarihli bilirkişi raporunda davacının sözleşmenin feshinden dolayı yapmış olduğu toplam harcama miktarının 8.556.673.000 TL olduğu belirtilmiş olup, mahkemece bu miktara hükmedilmesi gerekirken, açıklanan hususlar gözardı edilerek, yoksun kalınan kar miktarına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy