(4822 S. K. geç. m. 1) (1086 S. K. m. 286) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, kredi kartı borcunu ödemeyen davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının asıl alacak kısmını kabul ederek kısmi itirazda bulunduğunu, 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden yararlanmak için başvurmasına ve ödeme planının gönderilmesine rağmen bu plana uymayarak yasadan yararlanma hakkının ortadan kalktığını öne sürerek, kısmi itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yersiz olan davanın reddini dilemiştir.
Mahkememce itirazın iptali davasının kabulü ile davalının takip dosyasında 01.0377.864.514 TL.'lik miktara yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının 4822 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden önce, davacı bankadan aldığı kredi kartının kullanımından doğan borcunu ödemeyerek temerrüde düştüğü yasanın geçici 1. maddesinden yararlanmak için bankaya 31.3.2003 tarihinde başvurduğu ve bankanın da 28.4.2003 tarihinde ödeme planı çıkardığı taraflar arasında çelişmesiz olduğu gibi, bu husus mahkemenin de kabulündedir.
Davacı banka, çıkardığı ödeme planına ilk taksiti ödedikten sonra uymayan davalının 4822 sayılı yasadan yararlanamayacağı iddiasıyla bu davayı açmıştır. Davalının bu ödeme planına uymaması yasadan yararlanma hakkını ortadan kaldırmaz. Davacı bankanın çıkardığı borç ve ödeme planının denetlenmesi ve bu amaçla yasaya göre davalı borcunun hesaplanması gerekir. Hükme esas alınan 14.9.2004 tarihli bilirkişi raporu eksik ve yetersizdir. Bu rapora dayanarak hüküm kurulamaz. Mahkemece davalının borcunun tespiti için 4822 sayılı yasa hükümleri gözetilerek uzman bilirkişiden açıklamalı, gerekçeli, Yargıtay ve taraf denetimine elverişli rapor alınarak belirlenip, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Açıklanan gerekçe ile temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy