(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya 3698 DM borcunun bulunduğunun mahkeme ilamı ile kesinleştiği ve aleyhine yapılan icra takibi ile fahiş faiz işletilerek, alacağın tahsil edildiğini, fahiş faiz oranı nedeni ile fazladan tahsil edilen 1.974.409.402 TL. nın yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacıdan fazladan tahsil edilen 568.506.476.TL. nın yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kısmen borç ödendiği halde, davalı alacaklı tarafından aleyhine teminat çeklerinden dolayı icra takibi yapıldığını ileri sürerek, menfi tesbit davası açmış ve mahkeme ilamı ile davacının davalıya 3682 DM dışında borçlu olmadığının tesbitine karar verilerek 31.5.2002 tarihinde karar kesinleşmiş ve kesinleşme tarihinden sonra da takip dosyasına hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmeden borç ve ferilerini yatırarak, icra dosyası 7.6.2002 tarihinde infaz olmuştur. Davacı bu dava ile, icra dosyasında fahiş faiz yürütüldüğünü ileri sürerek, fazla ödemenin istirdadını talep etmektedir. Oysa, borçlu olduğu miktar kesinleştikten sonra hiçbir ihtirazı kayıt ileri sürmeden ödeme yaptığından, istirdat hakkı yoktur. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy