(2918 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, 15.1.2002 tarihinde dava dışı 3. şahıs adına kayıtlı olan aracı davalıdan satın alıp bedeli olan 2.500.000.000 TL. nı ödediğini, ancak davalının aracın devrini vermediği gibi 26.8.2003 tarihinde eşi olan ancak boşanma aşamasında olduğu dava dışı Meryem Çınar'a satış vekaletnamesi verdiğini ve Meryem'in de bu aracı 3. şahsa sattığını belirterek 2.500.000.000 TL. nın denkleştirici adalet ilkesi uyarınca faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, araç için davacıyla pazarlık yaptığını, ancak parayı Meryem Çınar'ın ödediğini, akabinde dava dışı Meryem Çınar'ın gelerek aracın devrini istemesi üzerine devri Meryem'le yaptığını savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, araç bedelini dava dışı Meryem Çınar'ın ödemesine rağmen aracın davacı için alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.500.000.000 TL. nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde bedelini kendisinin ödeyerek kendisi için satın aldığı aracın eşine devredildiğinden bahisle bu davayı açmış ise de mahkemenin kabulünde olduğu gibi davacı ile davalı arasında yapılan sözleşme 2918 sayılı yasa uyarınca resmi şekilde yapılmadığı için, geçersizdir ve taraflar aldıklarını iade etmek ile mükelleftirler öte yandan yine mahkemenin kabulünde olduğu gibi, davalı satış bedelini ödeyen dava dışı Meryem Çınar olup, davacı bu hususu temyiz etmeyerek kabullenmiş bulunmaktadır. Aracın alımı için davalı ile fiyat ve ödeme koşullarında pazarlık yapan davacı ise de dava dışı Meryem Çınar'ın ödediği satış bedelinin davacının nam ve hesabına ödendiği iddia ve ispat edilmemiştir. Kaldı ki Meryem Çınar ceza mahkemesinde tanık olarak verdiği beyanında da davalıya ödediği paranın kendisine ait olduğunu belirtmiştir. Bu itibarla, davacının davalıya pazarlık yapması hatta aracın davacı için alınmış olması dahi, Meryem Çınar tarafından davalıyla ödenen satış bedelini davacının talep etmesi mümkün değildir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy