(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının kullandığı kredi kartı borcunu ödemediği gibi icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece itirazın 2.910.983.476 TL üzerinden iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafından davalıya gönderilen 30.7.2001 tarihli ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği kabul edilerek davalının 6.8.2001 tarihinde temerrüde düştüğü benimsenerek hesaplama yapılmıştır. Sözleşmenin 7. maddesinde, üyenin isim ve adres değişikliğini bankaya bildirmemesi halinde önceki adrese yapılacak her türlü tebligatın kendisine yapılmış sayılacağı hükmü bulunmaktadır. Ne var ki davacının 30.7.2001 tarihli ihtarnamesi sözleşmede yazılı olan adres dışında başka bir adrese tebliğe çıkarılmıştır. Çıkartılan bu tebligatta 2.8.2001 tarihinde adres bırakmadan ayrıldığı için davalıya tebliğ edilememiştir. Bu durumda davalıya çıkartılan 30.7.2001 tarihli ihtarnamenin sözleşmenin 7. maddesi uyarınca davalıya tebliğ edildiğinin kabulü olanaksızdır. Bu itibarla davalının icra takip tarihinde temerrüde düştüğünü kabulü gerekir.
Mahkemece davalının icra takip tarihinde temerrüde düştüğü gözetilerek ve icra takip tarihine kadar ancak akdi faiz uygulanacağı benimsenerek bu esaslara göre davalının borcunun hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 11.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy