(1086 S. K. m. 437)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalı ile aralarında düzenlenen 12.2.2004 tarihli sözleşme gereği kurum hastalarına ilaç verdiğini, 17.6.2004 tarihli karar ile sözleşmenin V/2. maddesi gerekçe gösterilerek, hakkında Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinde açılan dava sebebiyle sözleşmeyi karar kesinleşinceye kadar askıya aldığını kurumun bildirdiğini, doktor tarafından düzenlenen resmi bir reçeteye istinaden hastaya ilaç verdiğini, kusurunun olmadığını, davalının bu uygulaması nedeniyle maddi olarak büyük zarar gördüğü gibi, manevi olarak da sarsıntı geçirdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 1.000.000.000TL maddi, 40.000.000.000TL. manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tazminini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, davalı ile aralarında düzenlenen sözleşme gereği kurum hastalarına ilaç verdiğini, kurumun sözleşmenin V/2 maddesini gerekçe göstererek, hakkında Ağır Ceza Mahkemesinde açılan dava sebebiyle sözleşmeyi karar kesinleşinceye kadar askıya aldığını bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek zararının tazminini istemiştir. Davacının talebi, sözleşmenin askıya alındığı 7.6.2004 tarihinden dava tarihine kadar uğradığı zararın tazminine ilişkindir.
Her ne kadar, mahkemece verilen hükmün gerekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği, ancak, feshe ilişkin bir talep ve davanın bulunmadığı tespit edildikten sonra, davacının, ilgililere satıp teslim ettiği bir ilaç bulunmadığı, bu nedenle tazminat isteminin yersiz olduğu sonucuna varılmış, ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin fesih değil, sadece askıya alındığı ileri sürülmüş, davalı da, sözleşmenin ceza davası açılması sebebiyle askıya alındığını kabul etmiştir. Davacı, bu askıya alma işleminin sözleşmeye ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığını ileriye sürdüğüne göre, mahkemece, davalının sözleşmeyi askıya alma işleminin hukuka ve özellikle imzalanan sözleşme hükümlerine aykırı olup olmadığının araştırılması ve bundan sonra gerekirse, davacının zararının açıklattırılması ve bununla ilgili delillerin toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına bozulmasına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 07.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy