(818 S. K. m. 158)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılardan Bileşim Hastanesi A.Ş. ile 1.2.1998 tarihinde diğer davalı Halikarnas Özel Sağlık A.Ş. ile de 1.5.1998 tarihinde aylık 1000 USD ücret karşılığında basın danışmanlığı sözleşmesi imzaladıklarını, davalıların haksız olarak sözleşmeleri fesh ettiklerini ileri sürerek her bir davalıdan sözleşme gereğince 12.000 USD. nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan Bileşim A.Ş, aralarındaki sözleşme gereğince davalının hastanelerinin tanıtım işini üstlendiğini, sır saklama yükümü bulunduğunu, davacının bunlara uymayarak kendileri ile rakip durumda bulunan dava dışı Özel Sağlık A.Ş. ile de sözleşme imzaladığını, sırlarını anılan hastaneye ifşa ettiğini, kendisine olan güvenlerinin kaybolduğunu, haklı nedenlerle sözleşmeyi feshettiklerini savunarak davanın reddini dilemiş; diğer davalı sözleşmeyi kendi adlarına imzalayan şahsın imza yetkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalılar adına sözleşmeyi imzalayan şahsın imza yetkisinin bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; davacıların temyizi üzerine dairemizce bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuş, yeniden yapılan yargılama sonucunda her iki davalının da sözleşmeleri ve sözleşmelerin feshini benimsedikleri ancak anılan sözleşmelerin niteliği itibariyle vekalet sözleşmesi olduğu, davacının davalıdan izin almaksızın davalı hastaneye yakın olan başka bir hastanenin de basın danışmanlığını üstlenmesinin doğru olmadığı, sır saklama yükümüne aykırı hareket ettiği, MK. 2 ve BK. 390. maddesine aykırı davrandığı gerekçe göstererek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davada dayanılan 1.2.1998 tarihli sözleşmenin Çalışma Şekli ve Şartları başlıklı bölümünde (sözleşme bir yıllıktır. Her iki tarafta sözleşmeyi bir yıl boyunca her türlü şartta tek taraflı olarak kesinlikle bozamaz. Sözleşmeyi bozan taraf karşı tarafa sözleşmenin bir yıllık tutarını sözleşmeyi bozduğu tarihte ve nakit olarak bir defada ödemek zorundadır. Bu şart her iki taraf içinde geçerlidir) yazılıdır. Mahkemece her iki davalının da benimsediği sözleşmelerin yine davalılarca fesh edildiği kabul edilmiş, davalılar hükmü bu yönüyle temyiz etmemişlerdir. Bu durumda sözleşmenin davalılarca fesh edildiğinde uyuşmazlık kalmamıştır. Davalılardan Halikarnas Özel Sağlık A.Ş. faaliyetini Bodrum İlçesinde sürdürmekte olup, bu davalının kendi yakınlarında faaliyette bulunan başka bir sağlık kuruluşu ile davacı arasında sözleşme yapıldığı, haklı nedenlerle sözleşmeyi fesh ettiği yönünde bir iddiası yoktur.
Hal böyle olunca bu davalının sözleşmede kararlaştırılan cezai şarttan sorumlu tutulmasında tereddüde mahal olmamalıdır. Diğer taraftan davalılardan B
. Turizm İnş.A.Ş. (G
Hastanesi) her ne kadar davacının aynı yörede bulunan rakip firma Özel Şafak Hastanesinin de basım danışmanlığı görevini üstlendiğini, kendilerinin meslek sırlarını ve çalışma tarzlarını bu firmaya aktardığını savunmuş ise de bu savunmasını ispat edememiştir. Davacının cevaba cevap dilekçesindeki Özel Ş
.. Hastanesi ile yaptığım sözleşme davacıyı ilgilendirmez şeklindeki beyanı da sözleşmenin feshi için haklı neden sayılmaz. Hal böyle olunca her iki davalının da sözleşmede kararlaştırılan cezai şarttan sorumlu tutulması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy