(2004 S.K. m. 72) (818 S. K. m. 158, 159)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı karşı davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat A.T.K. ile davacı vekili avukat A.S.'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı P. Konut Yapı Kooperatifi, davalı şirketin yaptığı ihaleyi kazanarak 52 adet konutu satın almak için 29.03.2002 tarihli sözleşmeyi imzaladığını, sözleşmede belirlenen ödeme planı ile tapu devrine ilişkin hükümlerin birbirleriyle çeliştiğini, davalı şirketin ödemelere karşılık 43 adet konutun tapusunun devrini verdiğini, ancak bakiye 9 adet bağımsız bölümün parasının ödenmek istenmesine rağmen ödemelerin kabul edilmediğini ve bu nedenle de tapu devirlerinin yapılmadığını, bedelin ödenmesi hususunda ek süre veren davalı şirketin kendilerinden cezai şart talep ettiğini belirterek cezai şart borcunun doğmadığının tespitini istemiş, birleşen davada ise davacılar P. Konut Yapı Kooperatifi ile İ.G., davalı B. Ltd. Şti.'nin adi sözleşme ile tapu devrini yapmayı taahhüt ettiği 52 adet bağımsız bölümün 43 adedinin tapusunu devrettiği, arta kalan 9 adet bağımsız bölüme karşılık davacı İ.G.'nin 1.003.000.000.000 TL bedelli çek verdiğini, ancak davalı şirketin bakiye 9 adet bağımsız bölümün tapusunu devretmediği gibi çeki de icraya koyduğunu ileri sürerek çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, sözleşmede ödeme planının belirlendiğini, davacının bu ödeme planına uymadığı için cezai şart ödemesi gerektiğini kendilerine fazla ödeme yapılmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, karşı dava olarak da 953.630.007.908 TL cezai şart alacağının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, tapuya kayıtlı taşınmazların satışına ilişkin taraflar arasında sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmediği için geçersiz olduğu ve bu nedenle cezai şartın da istenemeyeceği, verilen çekin de bu nedenle sonuç doğurmayacağı, davacı kooperatifin davalıya 250.013.408.750 TL fazla ödemede bulunduğu, davacı kooperatif tarafından verilen teminat mektubunun nakde çevrildiği, karşı davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle asıl davada davacı kooperatifin cezai şart borcu bulunmadığının tespitine, teminat mektubu nakde çevrildiği için 321.000.000.000 TL'nin yasal faizi ile davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine, birleşen davada davacı P. Konut Yapı Kooperatifi'nin aktif dava ehliyeti bulunmadığı için bu davacının davasının reddine, davacı İ.G.'nin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı B. Ltd. Şti.'nin %40 kötüniyet tazminatı olan 461.704.000.000 TL ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı B. Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı B. Ltd. Şti.'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı P. Konut Yapı Kooperatifi ile davalı B. Ltd. Şti. arasında düzenlenen 29.03.2002 tarihli sözleşme ile sözleşme eki ticari şartnamenin ikinci maddesinde konutların bedeline KDV'nin dahil olmadığı açıkça belirtilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, davacının fazla ödemede bulunduğu saptanırken KDV sorumlusunun hangi taraf olduğu yapılan ödemelerin içinde KDV'nin bulunup bulunmadığı hususunda herhangi bir inceleme ve saptama yapılmamıştır. Davalı bilirkişi raporuna itirazında, KDV sorumlusunun davalı olup, hesaplamada dikkate alınmadığını belirttiğine göre mahkemece, bilirkişi kurulundan ek rapor alınmak suretiyle, saptanan ödeme içinde KDV'nin bulunup bulunmadığı, KDV'den kimin sorumlu olduğu, belirlenmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde hüküm tesis etmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı karşı davacının temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davalı karşı davacı B. Ltd. Şti. yararına BOZULMASINA, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy