(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 388, 389)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, kredi kartı borcunu ödemeyen davalıya karşı icra takibi başlattığını, davalının borcun bir kısmını takip tarihinden önce ödediğini ileri sürerek borcun tamamına itiraz ettiğini, yaptığı ödemenin mahsubundan sonra bakiye 1.519.625.319 TL borcu kaldığını ileri sürerek, bu miktar üzerinden itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı oturumlara katılıp savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, bilirkişi hesaplaması esas alınmak ve hesaplanan miktardan davacının icra takibinden önce ödediği 1.100.000.000 TL mahsup edilmek suretiyle toplam 405.350.000 TL üzerinden itirazın iptaline, %40 tazminatın tahsiline, 1.415.555.732 TL alacağa takip tarihinden itibaren %108,75 oranında temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının dava dilekçesinde de açıkça belirttiği gibi davalının icra takip tarihinden önce 2.1.2004 gününde davacı bankaya ödediği 1.100.000.000 TL. nin mahsubundan sonra bakiye alacak yönünden talepte bulunmuş olup, bu husus bilirkişi raporunda da açıkça vurgulanmış ve ödenen 1.100.000.000 TL. nın mahsubundan sonra bakiye alacağın 1.415.555.732 TL olduğu belirtilmiştir. Buna rağmen mahkemenin ikinci kez ödenen 1.100.000.000 TL. nın mahsubunu yaparak yazılı şekilde hüküm kurması doğru değildir. Kaldı ki kararda bir taraftan asıl alacak miktarının 405.350.000 TL olduğu belirtilip bu miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilirken diğer taraftan da asıl alacak miktarının 1.415.555.732 TL olduğu belirtilerek bu miktar üzerinden temerrüt faizine hükmedilmiş olması da kabul şekli bakımından çelişki yaratmakla usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy