(1086 S. K. m. 193)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı davada, davalı ile aralarında aktedilmiş bulunan kira sözleşmesinin iptalini istemiş, Sulh Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
Mahkemece, HUMK. nun 193. maddesi uyarınca 10 günlük sürede çağrı kağıdı çıkarılmadığı için davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.9.2004 tarihli görevsizlik kararının temyiz edilmeksizin 8.11.2004 tarihinde kesinleştiği, davacının 9.11.2004 havale tarihli dilekçe ile dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini istediği, Sulh Hukuk Mahkemesince dosyanın 19.11.2004 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, Asliye Hukuk Mahkemesince 29.11.2004 tarihli tensip zaptıyla taraflara duruşma gününü bildirir davetiye çıkartılmasına karar verildiği ve davetiyenin taraflara tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. HUMK. nun 193. maddesinde ... görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa görevli veya yetkili mahkemede tebligat yaptırması zorunludur.
Her iki halde karara karşı temyiz süresinin sona erdiği veya Yargıtay onama kararının tebliğ edildiği tarihten başlayarak 10 gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya çağrı kağıdı tebliğ ettirmesi gerekir. Aksi halde dava açılmamış sayılır hükmü mevcuttur.
Eldeki davada, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının 8.11.2004 tarihinde kesinleşmesinden sonra, davacının süresinde verdiği 9.11.2004 tarihli dilekçe ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini istediği ve dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği sabittir. Sulh Hukuk Mahkemesince dosyanın 19.11.2004 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini müteakip 29.11.2004 tarihli tensip tutanağı ile taraflara tebligat çıkartılmasına kara verilmiş olup, davacının tebligat giderlerini süresinde yatırmadığına dairde bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Nitekim davacının temyiz dilekçesine ekli Sulh Hukuk Mahkemesince düzenlenen belgede de 10 gün içinde dilekçe ile başvurup görevli mahkemeye gönderilmesi talep edildiğinde taraf sayısınca davetiye gideri alındıktan sonra dosyanın ilgili mahkemeye gönderildiği belirtilmiş bulunmaktadır.
Değinilen bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının üzerine düşen yükümlülükleri süresinde yerine getirdiği anlaşılmaktadır. Mahkemece az yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy