(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıdan satın alıp bedelini ödediği narenciye ürünü için kendisi aleyhine icra takibi yapıldığını, itiraz süresini kaçırdığın ileri sürerek borcunun olmadığının tespiti ile %40 kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, teslim edilen malın bedelini ödediğini davacının ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının 1 814.000.000 TL borçlu olmadığının tesbitine, davacı lehine %40 kötü niyet tazminatına, 384.000.000 TL için takibin devamına bu kısım üzerinden %40 kötü niyet tazminatının davacıdan alınmasına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı davalıya aldığı mal bedeli karşılığı verdiği 9 adet çek bedelini tamamen ödediği halde davalı tarafından3 adet çek bedelinin ödenmediğinden bahisle hakkında icra takibi yapıldığını bildirerek borçsuzluğunun tespiti talebiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece davacının sonu 62 ile biten (2108362) nolu 18-2-2000 tarihli çekten dolayı borçlu olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davalı tarafça dosyaya ibraz edilen 10-7-2002 tarihli dilekçede 16-3-2000, 20-3-2000, 31-3-2000 tarihli çeklerin ödenmediği bildirilmiş, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen tarihsiz Doğan Balkan imzalı tediye makbuzunda ise 20-3-2000 tarihli 2108364 nolu 384.000.000 TL lik çekle birlikte takip konusu yapılan diğer 2 çek bedelinin de tahsil edildiği belirtilmiştir.
Mahkemece diğer 2 çek aslının davacı şirkete iade edilmiş olmasının ödemeye karine olduğu düşünülerek bu çekler için davanın kabulüne, davalı tarafça ödenmediği ve dava konusu olduğu bildirilen 64 nolu çek yerine, 62 nolu çekin ibraz edilemediği gözetilerek bu çekten borçlu olduğunun tespitine karar verilmiş ise de asıl dava konusunun 64 nolu çek olduğunun gözetilmediği ve davacının bu çeke ilişkin ödeme belgesi olarak dosyaya ibraz ettiği tediye makbuzunun üzerinde durulmadığı gibi davalıdan bu makbuza karşı diyeceklerinin de sorulmadığı görülmüştür. Öncelikle davalıdan bu ödeme makbuzuna karşı diyecekleri sorulup, irdelenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereği temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy