(4721 S. K. m. 688)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Mehmet D. vekili avukat Ahmet M. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar Hasan Ö., Fatma Figen İ., Emel K. davalı M. Ruhi D. ile 19.9.1997 tarihili noter zilyetlik devir sözleşmesi ile toplam 16730metrekare yer satın aldıklarını, bedelinin davalıya ödendiğini ancak kadastro sonrası tapuda 3584 metrekare olarak sadece Hasan Ö. adına tapu verildiğini ve daha önce açılan ve kesinleşen dava sonucu kalan kısmın hazine adına tescil edildiğini,davalının durumu bilerek kendilerini yanılttığını ileri sürerek 31.550.000.000 TL nin faizi ile tahsilini istemiştir. Birleşen davada davacılar Mehmet E. ile Zeynep A. davalılar M. Ruhi D. ile Hasan Ö. aleyhine açtıkları davada 19.9.1997 tarihli noter zilyetlik devir sözleşmesi ile davalı Hasan Ö.'ın teşviki ile 16730 metrekare taşınmaz satın aldıklarını ancak tapuda bir kısmının davalı Hasan Ö.'a intikal ettiğini ileri sürerek toplam 60.000.000.000 TL nin davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı M. Ruhi Deniz mülkiyeti değil zilyetliği devrettiğini, kendisinin de 24.8.1988 tarihinde taşınmazı aynı şekilde aldığını savunarak davanın reddini dilemiş, davalı Hasan Ö. taşınmazın satış bedelinden davacılara düşen kısmı vermeyi kabul ettiğini bildirmiştir.
Mahkemece, satın alınan sahanın kumluk olup hazine yeri olduğunun bilinmesi gerektiğine dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar Hasan, Emel ve Fatma'nın tüm; davacılar Mehmet ve Zeynep'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacılar Mehmet ve Zeynep'in davalı Hasan'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;19.9.1997 tarihli zilyetlik devir sözleşmesi ile alınan taşınmazın Hasan Ö., Fatma Figen İ., Emel K. ile davacılar Mehmet E. ile Zeynep A. tarafından müştereken alındığı hususu taraflar arasında çekişmesiz olduğu gibi bu taşınmazın 3584 metrekare olarak kadastro tespiti sırasında davalı Hasan Ö. adına yazıldığı ve tespit kesinleştikten sonra 16.9.2002 tarihinde davalı Hasan Ö. tarafından dava dışındaki şahsa satıldığı sabittir. Davacı Hasan da bu yerde davacılar Mehmet ve Zeynep ile birlikte diğer davacıların da paylarının olduğunu ve onların paylarını ödeyeceğini bildirmiştir. Dava konusu 16.9.2002 tarihinde davalı Hasan tarafından dava dışı şahsa satılıp devredilen taşınmazın bu tarih itibarı ile rayiç değerinin belirlenerek, davacı Mehmet ve Zeynep payına düşen kısmının Hasan'dan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davacılar Hasan, Fatma ve Emel'in tüm, Mehmet ve Zeynep'in diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın birleşen davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy