(4077 S. K. m. 23) (5887 S. K. m. 23) (4822 S. K. Geç. m. 1)
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde davalı vekili avukat Nuran Erkan Ahırlı gelmiş, davacı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalı bankadan aldığı kredi kartının kullanımından doğan borcunu ödeyemediğinden hakkında icra takibi yapıldığını, 4822 s. yasadan faydalanmak için yaptığı başvuruyu davalı bankanın fazla borç çıkardığını bildirerek, gerçek borcunun hesaplanmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının 4.731.143.293 TL. borçlu olduğunun tesbitine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, kredi kartı kullanımından doğan borcunu ödemeyerek temerrüde düşmesi üzerine, davalı bankanın İzmir 10.İcra Müdürlüğünün 2002/412 esas s. dosyası ile icra takibine geçtiği dosya kapsamı ile sabittir. 4822 s. kanunun geçici 1. maddesi kredi kartı borçlusu hakkında icra takibi varsa tahsil harcı, icra masrafları, faizin vergisi ve avukatlık ücretini ortadan kaldırmadığından, geçici 1. madde gereğince temerrüt tarihindeki asıl alacak ve akdi faizden oluşan ana para alacağına senelik %50 gecikme faizi, BSM.Vergisi uygulanmak ve takipte istenen miktarı geçmemek suretiyle, takip tarihindeki alacak üzerinden Harçlar Yasasının 1. s. tarife ve 23. maddesi gereği tahsil harcı ile avukatlık ücreti ve faizin BSM. vergisinin de borca ilavesi gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda açıklanan hususlar nazara alınmamıştır. Mahkemece bilirkişiden açıklanan hususlarda ek rapor alınıp sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3- 4077 s. Tüketimin Korunması hakkındaki yasanın 23. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi ile tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve bakanlıkça açılacak davaların her türlü resim ve harçtan muaf oldukları belirtilmiştir. Bu hüküm tüketicilerin ve tüketici örgütlerinin kolaylıkla dava açmalarını sağlama amacına yönelik olup, bu sebeple dava açarken bunlar harç ile sorumlu tutulmamışlardır. Ancak mal ve hizmet sunan satıcıların harçtan sorumlu tutulmamasına ait yasada bir hüküm yoktur. Dava sonunda dava kabul edildiği takdirde davanın değerine göre davalının harçtan sorumlu tutulması hükmü temyiz ettiklerinde de bunlardan temyiz harcının alınması harçlar yasasının amir hükümleri gereğidir. Davanın reddi halinde ise tüketici olan davacı harçtan muaf olduğu için harç alınmaması gerekir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden yazılı biçimde davalının harç ile sorumlu tutulmaması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1.bent gereği davacı ve davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereği davalı, 3.bent gereği davacı yararına kararın BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 400,00 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 07.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy