(818 S. K. m.56, 57)
KARAR
Davacı,dört yıl önce davalıya 1.000.000.000 TL.değerinde bir adet büyükbaş hayvan sattığını ve bedelinin 3 ay sonra ödenmeyip yerine 1.150.000.000 TL.bedelli senet verdiğini,ancak davalının senetteki imzayı inkar etmesi ve imzanın da davalıya ait olmadığı anlaşılması üzerine icra takibinin Mercii tarafından iptal edildiğini, yörede hayvan alım satımının senetsiz yapılması hususunda örf ve adet bulunduğunu belirterek 1.150.000.000 TL.nın faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı,davacı iddiasının doğru olmadığını,tanık dinlenemeyeceğini, imzanın kendisine ait olmadığının belirlendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,yörede hayvan alım satımının senet düzenlenmeden yapıldığı hususunda teamül bulunduğu,tanıkların davacıyı doğruladığı davalının senedi önceden imzalayıp davacıya verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş;hüküm,davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara,kararın kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı bu davada davalının hayvan alım satımı nedeniyle borcu olan 1.000.000.000 TL.nı ödemeyip, yerine 1.150.000.000 TL.bedelli senet verdiğini ileri sürerek 1.150.000.000 TL.nın davalıya ait olmadığı dosya kapsamından anlaşılmakta olup, davalının bu senetten dolayı sorumlu olduğunun kabulü mümkün değildir.Mahkemece yörede senet alınmaması yönünde teamül oluştuğu benimsenmiş ise de,dosyada bulunan cevabı teamül oluştuğu benimsenmiş ise de,dosyada bulunan cevabı yazılar o yörede senet alınmaması yönünde yerleşik ve yaygın bir teamülün var olduğunu kanıtlar nitelikte bulunmadığı gibi,hayvan alım satımı nedeniyle senet aldığını iddia eden davacının bu defa yörede senet alınmadığına ve bunun teamül olduğuna dair iddiasına itibar edilmesi mümkün değildir.Bu hal karşısında ve müddeabihin miktarı itibariyle olayda tanık dinlenmesi ve tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulması da olanak dışıdır.Ne var ki davalı vekili 15.10.2004 tarihli dilekçesinde "müvekkilin hayvan alış verişi nedeniyle davacıya olan senetli ve senetsiz tüm borçlarını ödemiştir." demek suretiyle taraflar arasındaki akdi ilişkiyi kabul etmiş olup,davalının alış verişin peşin olduğuna dair bir savunması da bulunmadığına göre dava konusu hayvanın alım bedelini ödediğini davalı ispat etmek yükümlülüğü altına girmiştir.senetli ve senetsiz tüm borçlarını ödemiştir." Ek suretiyle taraflar arasındaki akdi ilişkiyi kabul etmiş olup,davalının alış verişin peşin olduğuna dair bir savunması da bulunmadığına göre dava konusu hayvanın alım bedelini ödediğini davalı ispat etmek yükümlülüğü altına girmiştir.Dosyada da davalının bedeli ödediğini gösterir bir delil bulunmamaktadır.Ancak davacı dava dilekçesinde davalıya hayvanı 1.000.000.000 TL. karşılığında sattığını belirtmiş olup, yargılama aşamasında da davalıdan 300.000.000 TL.nı tahsil ettiğini bildirmiş olmasına göre davalının sorumlu olduğu miktarın aradaki fark olan 700.000.000 TL.ile sınırlı olduğunun kabulü zorunludur. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek davalının 700.000.000 TL.borçtan sorumlu olduğunun kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.Bozmayı gerektirir.
Sonuç:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle,davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davalı yararına bozulmasına,peşin harcın istek halinde iadesine, 10.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy