(4721 S. K. m. 225, 249) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıdan boşandıktan sonra aralarında müşterek alınan taşınmazların paylaşımına ilişkin olarak protokol düzenlendiğini, ancak davalının protokol hükümlerine uymadığını ve ihtar ile protokolü feshettiğini, bu nedenle müşterek edinilen, 3978 nolu parseldeki zeytinlik ile, İzmir Konak'ta 29 no'lu parselde bulunan 19 nolu dükkanın dava tarihindeki değerlerinin tespit edilerek, katkı bedelinin faizi ile birlikte ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile yapılan protokol gereğince dava konusu edilen taşınmazların kendisine bırakıldığını, bu nedenle katkı payı istenemeyeceğini bildirmiş, karşı dava ile de protokol hükümlerinin tasdiki ile ev eşyası ve kira bedelinden hissesine düşen 1.000.000.000 TL'nın ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının davasının işlemden kaldırılma tarihinden sonra yenilenmediğinden asıl davanın reddine, karşı dava açısından ise 23.2.2000 tarihli protokol hükümlerinin tasdikine, diğer taleplerin atiye bırakılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen ilk hüküm davacının temyizi üzerine Dairemizce, protokol hükümleri değerlendirilmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı-karşı davacının açtığı davanın kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle karşı dava yönünden de davada kendisini vekille temsil ettiren davalı-karşı davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece açtığı dava reddedilen, aleyhine açılan dava da kabul edilen davacı-karşı davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7. maddesi gereğidir.
Sonuç: Birinci bent gereğince davacının tüm davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının Hüküm başlıklı bölümünün son paragrafında bulunan (350 YTL maktu ücreti vekaletin davalı-karşı davacı Gültekin Yıldız'dan alınarak davacı-karşı davalı Füsun Aksoy'a verilmesine) sözlerinin karardan çıkarılmasına, yerine (...350 YTL maktu ücreti vekaletin davacı-karşı davalı Füsun Aksoy'dan alınarak davalı-karşı davacı Gültekin Yıldız'a verilmesine) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy