(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Lalehan Eymirlioğlu ile davacı vekili avukat Erendiz Önal'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar, dava dışı üçüncü şahıs tarafından davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının bu takibe itiraz ettiğini, kendilerinin 26.5.2003 tarihli temlikname ile takip konusu alacağı temlik aldıklarını ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemişlerdir.
Davalı, icra takibine dayanak belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını, icra takibinde bulunan eski eşinden borç para almayı gerektirir bir durum olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 12.500.000.000 TL asıl alacak ve bakiyesi işlemiş faiz olmak üzere 16.283.333.333 TL üzerinden itirazın iptaline, hükmedilen alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- İ.İ.K.nun 67. maddesi uyarınca icra takibine haksız olarak itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Ne var ki icra inkar tazminatının icra takibine esas teşkil eden asıl alacak üzerinden hesaplanması zorunludur. Bir başka deyişle icra inkar tazminatı sadece asıl alacak üzerinden hükmedilebilir olup, bu tazminatın hesabında işlemiş faiz miktarı esas alınamaz. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek asıl alacakla birlikte işlemiş faizi de kapsayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının iki numaralı bendinin üçüncü paragrafında yer alan (hüküm altına alınan alacağın %40'ı icra inkar tazminatı tayinine) cümlesinin karardan çıkartılarak yerine aynen (hüküm altına alınan asıl alacak tutarı olan 12.500.000.000 TL.nın %40'ı oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine) söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 24.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy