(4077 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zaman aşımı nedeniyle yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, 12.7.2001 tarihinden satın aldığı aracın 30.1.2004 günü yolda seyir halinde iken motor aksamının arızalandığını öne sürerek, gizli ayıp nedeniyle motorun yenisi ile değiştirilmesi bedeli olan 8.683.017.081 TL.nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 2 yıllık zamanaşımı geçtikten sonra açılan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı satıcıdan aldığı otomobilin ayıplı olduğunu iddia etmiş, davalı ise zamanaşımının dolduğunu savunmuştur. 4077 sayılı Kanunun 4/5 maddesinin son cümlesi Ancak satılan malın ayıbı tüketiciden satıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden yararlanılamaz hükmünü getirmiştir. 12.7.2001 tarihinde 0 km olarak satılan otomobilin 30.1.2004 günü seyir halinde iken motor aksamının imalat hatasından arızalandığı ileri sürülmüştür. Davacının yaptırdığı tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda ...1. silindir emme subabı ayıplı olduğundan supap başı koparak 1. pistonun üzerine düşmüş, düştüğü pistonu parçalamış piston kolu motor subabını patlatmıştır görüşüne yer vermiştir. Bu rapora davalı itirazda bulunmuş, davalı şirketin teknik birimi tarafından hazırlanan inceleme raporunda ise, inceleme motorda, soğutma sisteminde ve yağlama sisteminde bir problem olmadığı tespit edilmiştir. 1. silindire ait pistondaki hasarlanmanın, kopan emme supabının üzerine vurması esnasında oluştuğu tespit edilmiştir. Motordaki hazırlamanın nedeni, 1. silindir emme supabının kapmasıdır. Emme supabının kopma nedeni ise; motor sentezinin bozulması sonucunda supapların piston üzerine vurmaya başlaması ve 1. silindirin emme supabına vurması sonucu kırılarak piston üzerine düşmesi ve pistonu parçalamasıdır. 1. silindir emme subabında bir teknik arıza olsaydı motor 37.472 km. ve 2,5 yıl süresince sorunsuz kullanılamazdı. Motorda treger kayışında hasar olmaksızın sentenin bozulması bir dış etki sonucunda oluşabilir (kayış dişleri arasında veya krank kasnağı dişlerinde donmuş su olması) tespitine yer verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, davalı şirketin teknik biriminin hazırladığı raporda 1. silindire ait pistondaki hasarlamanın dış etkenden ileri geldiği belirtilirken Tesbiti Delail dosyasına rapor sunan bilirkişi, 1. silindir emme supabının ayıplı olduğunu göstermiş olmasına, davalı tarafından bilirkişi raporuna da itiraz edilmiş olmasına göre mahkemece konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak 12.7.2001 tarihinde 0 km olarak alınan otomobilin hiç arıza yapmadan yaklaşık 2,5 yıl süre kullanıldıktan sonra seyir halinde iken 30.1.2004 tarihinde yukarıda anlatıldığı üzere arızalanmasının gerçek nedeni açıklattırılmalı gizli ayıplı olup olmadığı, ayıp varsa bu ayıbı davalının ağır kusuru oluşturup oluşturmadığı belirlenmelidir. Davalının ağır kusurunun varlığı belirlendiğinde davalının zamanaşımı süresinden yararlanmasından söz edilemez. Açıklanan hususlar araştırılıp açıklığa kavuşturulmadan davanın zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesi ile reddi doğru değildir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 22.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy