(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı Belediye görevlilerince düzenlenen zabıt varakası üzerine 13.5.1999 günlü ödeme emrinin gönderildiğini, ne var ki kendisinin iddia edildiği biçimde kaçak su kullanmadığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davalının ana su isale hattına kelepçe takarak kaçak su kullandığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davacı, davalı tarafından kaçak su kullandığından bahisle düzenlenmiş olan ödeme emri sebebiyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Mahkemece, ödeme emri, encümen kararı ve bütün deliller gereğince davanın reddine karar verilmişse de, borcun dayanağı olan 10.5.1999 günlü encümen kararı ile 12.5.1999 günlü ödeme emrinin iptali için davacı tarafından İdare Mahkemesinde açılan dava, akitten doğan alacaklar sebebiyle ödeme emri düzenlenemeyeceğinden bahisle kabul edilmiş, karar Bölge İdare Mahkemesince de onanmıştır. Bu halde kesinleşen mahkeme kararı ile iptal edilmesine karar verilen encümen kararı ve ödeme emrine göre davacının borçlu olduğu kabul edilemez. Ne var ki 'çoğun içerisinde az da vardır' kuralı gereğince davacının bu yönde de talebi olduğu kabul edilerek, kaçak su kullanımına ait tarife ve yönetmelik hükümlerine göre davacının borçlu olduğu miktar, gerektiğinde bilirkişi görüşüne de başvurularak belirlenip, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, borcun dayanağı olan idari işlemlerin mahkeme kararı ile iptal edilmiş olduğu göz ardı edilerek, yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 28.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy