(2004 S. K. m. 67)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar
Davacı, davalılardan V. Kimya Ltd. Şti'nin kullandığı krediye diğer davalıların kefil olduğunu, kullanılan kredi borcunun ödenmediğini ileri sürerek alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların vaki itirazlarının iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, 14.6.2001 tarihinde, davalıların itirazlarının 1.761.942.193 TL asıl alacak, 2.764.790.000 TL faiz, 138.260.000 bsmv için iptaline, asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatı alınmasına karar verilmiş, hükmün taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 29.11.2002 tarihli bozma ilamı ile hesabın kat edildiği tarihteki banka alacağının hesaplanması, kefillerin sorumluluğunun limitle ve kendi temerrütleri ile sınırlı olacağı, geçmiş günler faizine temerrüt faizi yürütülemeyeceği,.... hususlarına aykırı davranıldığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda 24.12.2003 tarihinde davalı F. Yiğitoğlu hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar yönünden itirazın 1.761.942.193 TL asıl alacak, 2.557.752.750 TL temerrüt faizi ve 127.887.637 TL bsmv için iptaline, %40 tazminata karar verilmiş, hükmün davalı C. Köse tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 17.9.2004 tarihli ilamı ile davaya Tüketici Mahkemesince bakılması gerektiğinden bahisle bozulması üzerine Mahkemece bu kez yapılan yargılama sonunda, davalı F. Yiğitoğlu hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar yönünden itirazın 1.761.942.193 TL asıl alacak, 2.557.752.750 TL temerrüt faizi ve 127.887.637 TL BSMV için iptaline, %40 tazminata karar verilmiş; hüküm davalı C. Köse ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Hükmüne uyulan Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 29.11.2002 tarihli bozma ilamında, hesabın kat edildiği tarihteki banka alacağının hesaplanması gereğine değinilmiş ve mahkemece de bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise temyize konu kararın esas aldığı bilirkişi raporunda, hesabın kat edildiği 25.11.1998 tarihi itibariyle davacı banka alacağının hesaplanmadığı, bunun yerine sözleşmenin 8. maddesi gereğince belirlenen 2.6.1998 tarihi itibariyle davacının asıl alacağının hesaplandığı anlaşılmaktadır. Bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usulü kazanılmış hak oluşur. Mahkemece bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmesi gerekir. Mahkemece açıklanan şekilde bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre ve tarafların kazanılmış usulü hakları da göz önünde bulundurularak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1 nolu bent gereğince davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bent gereğince temyiz olunan kararın davalı C. Köse yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy