(2886 S. K. m. 57)
Dava: Taraflar arasındaki kati teminatın iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı şirket, davalının açtığı kömür ihalesini kazandıklarını, aralarında sözleşme imzalanmamasına rağmen kömürleri teslim ettiklerini, davalının ise teslim edilen kömürlerin şartname hükümlerine uygun olmadığından bahisle sözleşmeyi fesh edip, kesin teminatı irat kaydettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, irat kaydedilen 1.650.000.000 TL kati teminatın reeskont faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı ve esastan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin ilk hüküm, davacının temyizi üzerine Dairemizce esastan karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez davanın kabulüne, davacının davalıya verdiği teminat mektubunun davacıya iadesine, el koyma ile oluşan sonuçların iptaline karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Taraflar arasında 2886 sayılı yasanın 57.maddesinde öngörüldüğü şekilde geçerli ve yazılı bir sözleşme yapılmadığı, davacının yazılı sözleşme yapmadan ihaleye konu malı teslim etmeyi teklif etmesi, davalının da bu teklifi kabul etmesi üzerine davacı tarafından mal teslimine başlandığı, ne var ki teslim edilen malların, şartnameye uygun olmaması nedeniyle davalı tarafından kabul edilmeyerek sözleşmenin feshedilip kati teminatın irat kaydedildiği anlaşılmaktadır. Sözleşme imzalanmadığı için ortada geçerli bir ihale bulunmadığından kati teminatın iadesine yönelik davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetli ise de, mahkemece ...teminat mektubunun davacıya iadesine, bunun mümkün olmaması halinde ise bedelinin, davalı tarafından irat kaydedildiği tarihten itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde ...davacının verdiği teminat mektubunun davacıya iadesine, el koyma ile oluşan sonuçların iptaline şeklinde, teminat mektubunun nakde çevrilmiş olması halinde infazda tereddüt uyandıracak biçimde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince ise temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy