(1086 S. K. m. 38, 43, 53, 54)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı M.'ın abone, davalı A. ve Durmuş'un market ve restoranın işleticisi olduklarını kullanılan su bedelini ödemediklerini, yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile inkar tazminatını istemiştir.
Davalı M., abonelik kendisine ait ise de suyu kullananın A. ve Durmuş olduğunu, ayrıca bu taşınmaz üzerinde Belediye tarafından uygulama yapılıp bu yerin B. A.Ş.ye düştüğünü onunla enkaz anlaşması yapıp, kiralayan B. A.Ş.nin alacağını kabul ettiğini su borcu döneminin belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini, davalı A. suyu kullananın R. Kır ondan önce de C. Öztürk olduğunu savunarak davanın reddini, davaya dahil edilen B. ile Yönetim Kurulu başkanı S. Doğan kendilerinin inşaatta sondaj suyu kullandıklarını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalılar A., Durmuş ve M. yönünden davanın kabulüne,604 676 686 TL asıl ile gecikme zammı toplamı 1 872 876 206 TL. nın tahsiline,asıl alacağın % 40 inkar tazminatının A., M. ve C. Öztürk'ten alınmasına,davaya ihbar olunan B. A.Ş, S. Doğu ve R. Kır'ın da asıl alacaktan sorumlu olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm davalı A. ile dahili davalı B. A.Ş ve S. Doğu tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı A. Kır suyu kullananın kendisi olmadığını, lokantayı işletip suyu kullananın R. Kır olduğunu ileri sürmüş, dosyaya ibraz edilen kayıtlardan da 03.05.1997 tarihi itibarı ile işleticinin R. Kır olduğunun bildirilmiş olması karşısında mahkemece bu konuda gerekli araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
2- Mahkeme hükmü davanın tarafların ilzam ederek kurulur. Davada taraf olmayan C. Öztürk aleyhine inkar tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
3- HUMK. nunda zorunlu dava arkadaşlığı olmadığı sürece dahili dava yoluyla davada davalı sayısı çoğaltılamaz. Davalılar ile B. A.Ş, R. Kır ve S. Doğu arasında zorunlu dava arkadaşlığı yoktur. Dahili davalılar aleyhine usule uygun şekilde açılmış, harcı yatırılmış bir dava da bulunmamaktadır. Bu davada dahil davalıların taraf sıfatı olmadığı göz ardı edilerek asıl alacaktan sorumlu olduğunun tespitine yönelik hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1., 2.ve 3. bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının davalı A. ile dahili davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy