(818 S. K. m. 22)
Dava: Taraflar arasındaki tescil - alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile birlikte 47 nolu parselde kayıtlı taşınmazın 416/12749 hissesini 1/2'şer pay ile satın aldıklarını ancak 10.2.1989 tarihli satış vadi sözleşmesi yaparak tapunun davalı adına devredildiğini davalının 1/2 hisseye isabet eden 208 metrekarelik bölümü devretmesi gerekirken 39 metrekare taşınmazın tapusunun devredildiğini ileri sürerek, 208 metrekare taşınmazın adına tesciline mümkün olmazsa 169 metrekare arsanın değeri 4.225.000.000 TL.nın faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı davacı ile yapılan satış vaadi sözleşmesinin imar kanununa göre geçersiz olduğunu ve imar ıslah çalışması sonucu davacıya ait evin bulunduğu 13 nolu parselin davacıya, 12 nolu parselin de kendisi adına tapusunun devredildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, tescil talebinin reddine, 444.415.990 TL.nın dava tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm; taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı ile davalı arasında 10.2.1989 tarihinde noterde yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalı Şevki Bayram'ın 47 nolu parseldeki 416/12749 hissesinin ½'si olan 208/12749 hissesini 900.000 TL.na davacı Şöhret Coşkun'a satışını vaad ettiği ve dava konusu 47 nolu parselin imar uygulaması sonucu ifraz edilen 240 metrekare miktarlı 12 nolu parselin 21.8.2000 tarihinde davalı Şevki adına yine 39/214 hisse ile imarla 21 8.2000 tarihinde davalı Şevki adına işlem gören 13 nolu parseldeki bu hissenin de 22.12.2000 tarihinde davacı eşi Murat Türkan'a devredildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi, borçlandırıcı işlem niteliğinde olup, sözleşenler arasında karşılıklı olarak borç doğurur ve sözleşme geçerlidir. Taraflar arasındaki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine konu 47 nolu parselin 416 hissesinin yarısı olan 208 hissesinin davalı tarafından davacıya satışının vaad edildiği ve davalı adına kayıtlı taşınmazın imar uygulanmasından sonra 12 ve 13 nolu parsellere ayrılarak davalı Şevki adına toplam 279 metrekare olarak işlem gördüğü anlaşılmaktadır. Bu miktarın yarısının davacıya satışının vaad edilmesi nedeni ile ve 39 metrekaresinin de davacı eşine devredildiği gözetilerek, kalan miktar 100.5 metrekare taşınmazın ifanın imkansız hale geldiği tarih olan imarın kesinleştiği 21.8.2000 tarihindeki değerini davacının talebe hakkı vardır. Mahkemece bilirkişi raporu ile yukarıda açıklanan şekilde taşınmazın değeri tespit edilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davalının tüm davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy