(818 S. K. m. 42, 98, 106, 182, 184)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılarla yapılan 14.11.2002 tarihli sözleşme gereğince 1.500.000.000 TL. peşinatı ödediğini, sözleşmenin konusu olan kızılçam, kestane ve ceviz ağaçlarının 16.4.2003 tarihli ihtara rağmen teslim edilmediğini, satın aldığı bu kerestelerle ticari yat yaptıracağını, ancak davalıların edimlerini zamanında yerine getirmemeleri nedeni ile turistik amaçlı olarak yat kiraya veremediğinden ticari kardan mahrum kaldığını, piyasadan temin ettiği kerestelerle, bir kısmını yapabildiğini, ancak dava konusu kerestelere hala ihtiyacı olduğundan sözleşme konusu malların aynen teslimi ile bakiye 4.500.000.000 TL.yi ödemeye hazır olduğunu, teslimi mümkün olmazsa günün rayicine göre değerinin ve fazla hakları saklı kalarak 3.000.000.000 TL gecikme tazminatının reeskont faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kooperatif cevap vermemiş, davalı H. 1.500.000.000 TL. peşinatın alındığını, ormandan yeni izin alındığını kooperatif olarak malların teslim edileceğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı H. 'in kooperatif adına bir kefaleti bulunmadığından bu davalı hakkındaki davanın reddine, sözleşmede nitelikleri belirtilen 87.769 metreküp kızılçam, 30 metreküp kestane ve 5 metreküp ceviz ağacının davalı kooperatif tarafından davacıya aynen teslimine, bakiye 4.500.000.000 TL.nın davacı tarafından davalıya ödenmesine, aynen teslimi mümkün olmadığında, malların teslim günündeki rayiç bedelinin icra müdürlüğünce hesaplanmasına bu bedelden 4.500.000.000 TL.nın mahsup edilmesine, kalan kısmın davacının talebi dikkate alınarak ( en fazla 3.000.000.000 TL. ) davalı kooperatiften tahsiline, sözleşme feshedilmediğinden ve ödeme de rayice göre yapılacağından gecikme tazminatı talebinin reddine, yargılama aşamasında teslim edilen ancak sözleşme koşullarına uymayan ağaçların davalıya iadesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davacı ile davalı kooperatif arasındaki 14.11.2002 tarihli satış protokolünde teslim edilecek ağaçların nitelikleri belirlendikten sonra kestane ve ceviz ağacının 20 gün içinde kızılçam ağacının ocak ayı 2003 yılında teslim edileceği ve satış bedelinin 6.000.000.000 TL olup peşinat dışındaki bedelin teslimde ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Davacı 16.3.2003 tarihli ihtar ile sözleşmede kararlaştırılan malların teslimini talep etmiş ve davalı 14.4.2004 tarihinde 27 metreküp çam ağacını davacıya göndermiştir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda gönderilen ağaçlardan 12.231 metreküp tutarının sözleşme şartlarına uygun olduğu, diğerlerinin uygun olmadığı belirlenmiştir. Dava, hukuksal nitelendirmeye göre, taşınır satım konusu ağaçların sözleşmede belirlenen süre ve ihtara rağmen teslim edilmemesi nedenine dayalı aynen ifa ve uğranılan zararın giderimi istemine ilişkindir. Yanlar arasında taşınır satımı ( B.K.nun 182, 184 ) konusunda kurulan sözleşmede belirlenen sürede ve bilahere davacı tarafından ihtar ile verilen süreye rağmen ağaçların teslim edilmediği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Tam iki yanlı sözleşmelerde borçlunun temerrüdü durumunda, alacaklıya B.K.nun 106. maddesi ile seçimlik hak tanınmıştır. O nedenle davacı alıcı da, davalı satıcının ağaçları teslimde temerrüdü nedeniyle B.K.nun 106. maddesindeki seçimırk haklardan birisini kullanabilir. Davacının yukarıda belirtilen seçimlik hakkını ağaçların teslimine yönelik olarak kullandığı ve aynen ifayı yeğlediği ve bununla birlikte gecikmeden doğan zararın giderimi için de istemde bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının bu talebi yasal düzenlemedeki seçimlik haklarından olduğundan, mahkemenin gecikme tazminatı istenemeyeceğine ilişkin görüşünün yasal dayanağı yoktur. Öyleyse, davacının gecikmeden doğan zarar için giderim isteyebileceği kabul edilmeli ve uyumazlık buna göre çözülmelidir. Davacı gecikme tazminatına ilişkin olarak dava konusu ağaçların teslimine güvenerek 11.12.2002 tarihinde tekne yapım sözleşmesi imzaladığını ve piyasadan daha fazla fiyata keresteler satın almak zorunda kaldığını bu nedenle zarar uğradığını ileri sürerek, 2003 yılı 5. ayına ilişkin faturalar ibraz etmiştir. Mahkemece, davacının zamanında ağaçları teslim alsaydı ondan yararlanacağı ve ekonomik yarar sağlayacağı kabul edilerek doğan kayıplar yönünden kanıtlar değerlendirilerek gerekirse B.K.nun 98. maddesi ile yapılan yollamadan ötürü B.K.nun 42. maddesi gereğince zararın varlığı ve kapsamı saptanmalı davacının aynı nitelikteki keresteyi teminindeki gecikme nedeniyle müterafik kusuru bulunup bulunmadığı üzerine durularak ve istemle ve davacı kabulü ile bağlı kalınarak bir karar verilmelidir. Bu yönler değerlendirilmeden "bu kalem isteği hakkında" karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-) Davacı bu dava ile aynen ifa ve mümkün olmazsa rayiç değeri ve gecikme tazminatı olarak da 3.000.000.000 TL. bedeli talep etmiştir. Davacının aynen ifa mümkün olmazsa rayiç bedeline ilişkin isteğini 3.000.000.000 TL. bedelle sınırlı tuttuğuna ilişkin bir talebi yoktur. 3.000.000.000 TL. bedel gecikme tazminatı kalem isteğine ilişkin bulunduğundan mahkemece, aynen ifa mümkün olmazsa bakiye bedelin mahsubundan sonra 3.000.000.000 TL rayiç bedele kadar davalıdan tahsile karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy