(1136 S. K. m. 164) (818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıdan 29.6.2002 tarihinde 1.050.000.000 TL.na televizyon satın aldığını ancak arızalandığını ve arızanın giderilmediğini ileri sürerek televizyonun tamir edilmesine ve tamir bedelinin davalı tarafından karşılanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüketici kanununa göre 30 gün içinde tamir edilmediğinden sözleşmenin feshine ve televizyonun davalıya iadesine ve satış bedelinin ödeme tarihlerinden faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı yargılama aşamasında televizyonun davalının 09.02.2005 tarihli talebi ve ara kararı gereğince 12.02.2005 tarihinde tamir için davalıya teslim edildiğini, 14.04.2005 tarihine kadar tamir edilip iade edilmediğini bildirerek, satış bedelinin iadesi ile kullanamama nedeni ile 500.000.000 TL. tazminata karar verilmesini istemiştir. Bu istek, davanın niteliği ve yargılama aşamasında gelişen duruma göre ıslah niteliğindedir. Mahkemece davacının televizyonu kullanamamasına dayanan tazminat talebi reddedildiğine göre, reddedilen tutar üzerinden, davalı lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12.maddesi gereğince, nisbi vekalet ücretine karar verilmelidir. Davalı lehine hiç vekalet ücreti takdir edilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3- B.K.nun 101.maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacının dava açılmadan önce davalıyı ihtar çekerek mütemerrit duruma düşürdüğü iddia ve ispat edilmemiştir. Bu nedenle dava tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu yön gözardı edilerek, davalı yapılan ödeme tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7 maddesi gereğidir.
Sonuç: 1. bentte yazılı nedenlerle davacının tüm ve davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın hüküm başlıklı bölümünün 4. bendinden sonra yeni bir paragraf eklenerek, davalı lehine avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir edilen 150.000.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine ibarelerinin yazılmasına, 3.bentte yazılı nedenlerle temyiz olunan mahkeme kararının Hüküm başlıklı bölümünün 3. paragrafındaki ibarelerin silinerek yerine 1.050.000.000 TL.nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline ibarelerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy