(1086 S. K. m. 9, 10) (818 S. K. m. 96)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Yıldırım eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı kurum ile aralarında ilaç satımına ilişkin sözleşme bulunduğunu, davalı Kurumun 9.2.2004 tarihli yazıyla sözleşmenin yedi yıl süreyle feshedildiğinin bildirildiğini, sözleşmenin hangi nedenle feshedildiğinin bildirilmediğini, haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek davalı idarenin haksız fesih işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu beyanla yetki itirazında bulunmuş, esas yönden de davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin davalı tarafından askıya alınma işleminin iptali isteğine ilişkin olup uyuşmazlık sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Her ne kadar HUMK'daki genel kurala göre davanın davalının ikametgahı mahkemesinde açılacağı kabul edilmiş ise de, HUMK'nun 10. maddesi hükmü uyarınca aynı zamanda sözleşmenin icra olunacağı yer mahkemesinde de açılabileceği kabul edilmiştir. Tarafların sözleşmede yetkili mahkemeyi kararlaştırmış olmaları, HUMK'nun 9. maddesi uyarınca genel yetkili olan ve 10. maddedeki kural gereğince özel yetkili bulunan mahkemelerin yetkilerini kaldırmaz. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Taraflar arasındaki sözleşme Malatya'da kurulmuş olup sözleşmenin ifa yeri de Malatya'dır. Böylece sözleşmenin icra edileceği yer mahkemesi bulunan Malatya Asliye Hukuk Mahkemesinin de davaya bakmaya yetkili olduğunun kabulü zorunludur. Bu durumda mahkemece yetki itirazının reddi ile işin esası incelenmeli ve ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin kanuna aykırı biçimde dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar vermiş olması bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy