(4822 S. K. Geç. m. 1) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat S. Polat gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının kredi kartı kullanımından doğan borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için yapılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı kanunu geçici 1. maddesi uyarınca borçlunun temerrüdü nedeniyle ödenmeyerek icra takibi aşamasına gelen veya takibe konu edilen kredi kartı borçları temerrüt tarihindeki anaparaya yıllık %50 yi geçmemek üzere gecikme faizi uygulanarak 12 eşit taksitte ödenir. Hükmünü getirmiştir. Davalı yasada belirtilen süre içerisinde 14.04.2003 tarihinde davacı bankaya başvurmuş davacı taksit miktarını, belirlemiştir. Mahkemece ilk taksit yatırılmadığı gerekçesi ile geçici yasadan yararlandırılmamıştır. Davalı, yasadan faydalanmak için başvurmuş ve davalı başvuruyu kabul etmiştir.
Kredi kartı borçlusu davalının, bankanın hazırladığı ödeme planını kabul ettiğine dair beyanı bulunmamaktadır. Bankanın hazırladığı ödeme planı 4822 sayılı yasa hükümlerine uygun olmalıdır. 4822 sayılı yasa hükümlerine uygun hazırlanmayan ödeme planı davalıyı ödeme yükümlülüğü altına sokmaz. Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda, davalının 4822 sayılı yasa hükümlerine göre tespit edilen borcu 3.025.914.455 TL olarak saptanmasına karşılık bankanın ödeme planında bildirdiği borç miktarı 5.098.648.644 TL'dir. Bu durumda davalının 4822 sayılı yasanın geçici 2. maddesinden faydalanacağının kabulü ile sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda birinci bent gereğince diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle talebin davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 06.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy