(1086 S. K. m. 388, 389)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar
Davacı banka, kredi kartı borcunun ödenmemesi nedeniyle başlattığı icra takibine yöneltilen itirazın iptalini ve inkar tazminatına hükmolunmasını istemiştir.
Davalı, 4822 sayılı yasa kapsamında süresinde başvurusu olduğunu, ödeme planına itiraz ettiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı her ne kadar itirazın iptali davası açmış ise de 4822 sayılı kanunun geçici 1. maddesi gereğince ödeme planına sadık kalmadığı ve bu yönde icra takibi yapmadığı anlaşıldığından ve taraflar arasındaki ihtilafın geçici 1. maddeden kaynaklandığından davalının 14.3.2003 tarih itibariyle 13.180.675.000 TL borçlu olduğu ve aylık ödemelerin 1.098.390.000 TL olduğunun tespitine, ödeme planındaki ödeme tarihleri çekişmeli olduğundan bu borcun 15.4.2003-15.3.2004 tarihleri arasında ödenmesine, 4077 ve 4822 sayılı kanunun 6, 10/F maddeleri gereğince davacının icra takibi yapmakta muhtariyetine ve icra takibinin bu şekilde yapılabilmesi için davalının itirazının iptaline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece, hüküm fıkrasının 1. fıkrasında davalının 4822 sayılı kanundan yararlandığı gözetilerek borcu tespit edilip bu miktar üzerinden hüküm kurulmuş olmasına rağmen, 2. fıkrada 4077 sayılı yasanın 4822 sayılı yasa ile değişik 6 ve 10/F fıkrası gereğince icra takibi yapmakta davacının muhtariyetine ve icra takibinin bu şekilde yapılabilmesi için davalının itirazının iptaline denilerek, infazda tereddüt yaracak şekilde çelişkili hüküm kurulmuştur. HUMK.nun 388 ve 389. maddelerinde mahkeme kararının taşıması gereken hususlar gösterilmiş olup, verilen kararla taraflara bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüt yaratmayacak şekilde sarih ve açık yazılmalıdır. Bahsolunan yasa maddelerine uygun düşmeyecek şekilde çelişkili ve infazda tereddüt yaratan mahiyette hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy