(2004 S. K. m. 67) (4077 S. K. m. 3)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, telefon abonesi olan davalının 2001 yılının Mayıs ayından itibaren 8 aylık fatura borcunu ödemediğini, asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı olan 3.437.100.008 TL üzerinden davalıya karşı icra takibinde bulunduklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, işyerinde talep edilen miktarda konuşma yapmadığını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesinin (e) bendinde tüketici; Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. Dosya kapsamından ve davalı beyanından aboneliğin işyeri aboneliği olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca olayda 4822 sayılı yasanın uygulanmasına olanak yoktur. Ve davaya Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerinin uygulanması gerekir. Bu itibarla davaya Tüketici Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerekir. Mahkemenin 04.04.2005 günlü oturumda davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Bozma nedenine göre davalının değer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, ikinci bentte belirtilen nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy