(818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Yılmaz Aydın ile davalı vekili avukat Suat Kadan'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının dava dışı Toplu Konut İdaresinden aldığı yetkiye dayanarak kendisine 21.9.1998 tarihli sözleşme ile 10.500.000.000 TL KDV bedelle arsa sattığını, arsa üzerine her katta 4 daire olmak üzere 15 katlı bina yapılmasının öngörüldüğünü, 1999 yılı 17 Ağustos depreminden sonra üyelerinin 15 katlı bina yapımına yanaşmadığını, Toplu Konut İdaresi ile yapılan yazışmalar sonucunda 15 katlı binanın 5 kata indirilmesine karar verildiğini, arsa bedeli olarak ödenmesi gereken paranın da bu oranda indirilmesi gerektiğini, buna rağmen davalının işlemiş faiziyle birlikte toplam 52.542.867.500 TL alacak yönünden takip başlattığını, aylık %10 oranında gecikme faizi istenemeyeceğini ileri sürerek asıl alacak ve gecikme faizi alacağının yeniden belirlenmesine, belirlenecek miktar kadar borçlu olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 8.5.2003 günlü bilirkişi raporu esas alınmak ve davacının davalıya gecikme faiziyle birlikte 70.130.000.000 TL borçlu bulunduğu, talep edilen miktarında gerçekte talep edilmesi geren miktardan daha az olduğu gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Hükme esas alınan 8.5.2003 günlü bilirkişi raporu bu dava dosyası için değil, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/579 esas sayılı dava dosyası için hazırlanmış olup, her iki dosyanın davacıları, aldıkları taşınmazlar ve ödedikleri bedeller birbirinden farklıdır. O nedenle başka bir dava dosyası için alınan rapor, bu davaya konu asıl alacağın ve gecikme faizinin hesaplanmasında dikkate alınamaz. Davacı eldeki bu davasında, davalının kendisine karşı Eskişehir 4. İcra Müdürlüğünün 2002/2350 esas sayılı dosyası ile başlattığı takip nedeniyle borçlu olduğu gerçek miktarın tespitini istemiştir. Anılan icra dosyasının incelenmesinden B.K. 104/son maddesine aykırı bir şekilde asıl alacak miktarına gecikme faizi eklenerek her iki alacağa tekrar faiz yürütüldüğü açıkça anlaşıldığına göre, konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla sözleşme hükümleri de dikkate alınmak suretiyle asıl alacak miktarı ve gecikme faizi miktarı ayrı ayrı belirlenmeli, gecikme faizine tekrar faiz uygulanamayacağı hususu da göz önünde bulundurulmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu hususun gözardı edilerek bir başka dava dosyası için hazırlanan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 01.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy