(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 9.12.2000 tarihinde davalıdan haricen satın aldığı araç için 3.500.000.000 TL peşin verdiğini, aracın davalı tarafından kredi ile alınması nedeniyle kredi borcunu aylık 665.000.000 TL taksitler halinde kendisinin ödemeyi üstlendiğini, toplam 15.608.000.000 TL ödediğini, adi yaralama ile sonuçlanan olay sonrası aracın jandarma tarafından kayıt maliki görünen davalıya teslim edildiğini, istenmesine rağmen aracın kendisine iade edilmediğini bildirip, ödediği bedelin tahsili için yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile inkar tazminatını talep etmiştir.
Davalı, satış senedinin geçerli olmadığını, davacının aracı kullanmak için alıp izini kaybettirdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 15.608.000.000.-TL'nin takip tarihinden faiziyle tahsiline, % 40 oranında inkar tazminatına hükmedilmiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan haricen kredi borçlu olarak satın aldığı araç için 3.500.000.000.-TL peşin ödediğini, aracın kredi borçlarını karşılığı olan taksitleri de ödediğini, adi yaralama ile sonuçlanan olay sonrasında aracın jandarma tarafından kayıt maliki gözüken davalıya teslim edildiğini, davalının ne aracı, ne de ödediği parayı geri vermediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır Davalı satım akdini inkar etmiştir. Ancak davalının, İş Bankası Susurluk Şubesinden aldığı kredi ile satın aldığı davaya konu aracı, 09.12.2000 tarihinde haricen düzenlenen ve imzası da inkara uğramayan Satış taahhütnamesi ile davacıya satarak sözleşme tarihinde peşinat olarak 3.500.000.000 TL aldığı sözleşme içeriğinden anlaşılmaktadır. Dosyaya celp edilen bilgi ve belgelerden davacının bankadan kredi ile alınan araç için bankaya değil, davalı hesabına ödemeler yaptığı, kredi borcunun davalı hesabından bankaya otomatik ödeme ve bir kısmı kasadan olmak üzere yatırıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davalı ödemeleri davacının yaptığını inkar etse de bir kısım dekontların davacı elinde olması bu ödemeleri davacının yaptığına karine teşkil etmektedir. Diğer yandan davalıya teslim edildiği bildirilen 4.5.2001 tarihli çek çıkış bordrolarında davalının imzası bulunmamaktadır. Davacının aracı, satışın yapıldığı 9.12.2000 tarihinde teslim aldığı ve aracın 14.11.2001 tarihinde davalıya iade edildiği sabittir. İş bankasının 23.7.2004 tarihli yazı ekinden en son 11.3.2002 tarihi itibari ile paranın yatırılıp borcun kapatıldığı anlaşılmaktadır. Davacının belgeleyebildiği en son ödemesi 20.11.2001 tarihine aittir. Bu tarih sonrası itibarı ile davacının belgeleyebildiği bir ödemesi bulunmamaktadır. Mahkemece davacı tarafından belgelendirilmiş olan ödemelerin saptanıp, peşin alınan 3.500.000.000 TL'nin eklenmesi sureti ile belirlenen rakama hükmedilmesi gerekirken, davacı tarafından ibraz edilen hesap ekstrasındaki bütün ödemelerin davacı tarafça yapıldığının kabulü ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy