(1136 S. K. m. 174)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat A.A. ile davacı vekili avukat D.D.'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankanın Ankara'da bulunan Yıldızevler, Gökdelen ve Yukarı Ayrancı Şubelerinin vekilliğini üstlendiğini, görevini sürdürürken dosyaların kendisinden istendiğini, Yukarı Ayrancı Şubesi vekilliğinden 10.12.2002 tarihinde, Yıldızevler Şubesi vekilliğinden 15.4.2002 tarihinde ve Gökdelen Şubesi vekilliğinden de 31.10.2002 tarihinde azledildiğini, gerek sözleşme gereği davalının ödemesi gereken, gerekse karşı taraflardan tahsil edilen avukatlık ücreti alacağı 37.880.344.110 TL'yi Ankara 26. Noterliğinin 3.2.2002 tarih ve 3063 yevmiye nolu ihtarnamesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak istemesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 37.880.344.110 TL'lık kısmının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının sözleşme şartları yönünden tamamlayarak vekalet ücretine hak kazandığı, dosyası olmadığını, kendisine teslim edilen işler nedeniyle borçlu ya da diğer muhataplardan yaptığı tahsilatları bankaya ödemekte sözleşme şartlarına uymadığını, azil tarihinden itibaren işlerin kendisinden geri alınmasından ve başkaca avukatların dosyalarla görevlendirilmesinden sonra da azledilmesine karşın icra takip dosyalarından para çekip, bu paraları uzun süre sonra bankaya teslim ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 25.804.724.012 TL alacağın dava tarihinden tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, davalı bankanın Ankara'da bulunan Yıldızevler, Gökdelen ve Yukarı Ayrancı Şubelerinin sözleşmeli olarak icra takip dosyalarını takip ederken Yıldızevler Şubesi vekilliğinden 15.4.2002 tarihinde, Gökdelen Şubesi vekilliğinden 31.10.2002 tarihinde ve Yukarı Ayrancı Şubesi vekilliğinden de 10.12.2002 tarihinde azledilerek vekalet ilişkisinin sona erdirildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının azledilmesinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı hususundadır. Avukatlık Kanunun 174. maddesinin 1. fıkrası üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukatın hiçbir ücret isteyemeyeceği, 2. fıkrası da avukatın kusur ve ihmalinden dolayı azledilmesi halinde ücretin ödenmesinin gerekmediğini, hükme bağlamaktadır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme tarafların yükümlülüklerini ayrıntılı şekilde takibini ve davalarını takip edeceğini bilerek bu sözleşmeyi imzalamış, sözleşmenin 6. maddesinde tahsil edilen paranın bankaya ödeme ve 7. maddesinde de avans iadesi zamanı kararlaştırılmıştır. Bu itibarla davacı, tahsil ettiği parayı davalı bankaya ödemede bulunurken sözleşme hükmüne uymak zorundadır. Davalı bankanın Yıldızevler Şubesine ait sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği 15.4.2002 tarihli ihtarında Tasfiye Halinde T.E.B. A.Ş. Hukuk İşlerinin 18.3.2002 tarih ve 1333 sayılı emirleri gereği vekalet sözleşmesini feshetmiş olduğunu bildirmiş, bu 18.3.2002 tarihli yazının ilgili 13.3.2002 tarih ve 227 sayılı yazıya müsteniden yazıldığı, bu yazı incelendiğinde tahsil edilen paraların zamanında bankaya ödeme yapılmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davalı bankanın Gökdelen Şubesine ait sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği 31.10.2002 tarihli ihtarında sözleşmenin "işin geri alınmasına" ilişkin maddesi gereğince takip dosyalarının intikali şube müdürlükleri aracılığı ile 27.5.2002 tarih ve 493 sayılı talimat ile talep edilmiş olmasına ve defalarca istenmesine rağmen intikal edilmediğine yer verilerek azledilmiş olduğu görülmüştür.
Davalı bankanın 10.12.2002 tarihli ihtarı ile de taraflar arasındaki sözleşmenin işin geri alınmasına ilişkin maddesi gereği davacının, bankanın tüm vekilliklerinden azledildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece alınan ve itibar edilen bilirkişi raporu sadece icra takip dosyalarının sayısı ile bu dosyalardan davacının ne kadar alacağı olduğunu belirlemekle yetinmiş, icra takip dosyalarından ademi takipte olanların ne sebeple ademi takipte olduğu, işlemde olan takip dosyalarının hangi aşamada olduğu icra takip dosyaları getirtilerek araştırılmamış, davacının kusurlu olup olmadığı azlin haklı olup olmadığı yönünde bir inceleme yaptırılmamış, kararda da tartışması yapılmamıştır.
Öte yandan davacı, dava dilekçesinin 1. sayfasının 4. paragrafında davalı bankanın talebi üzerine davalı bankanın Gökdelen Şubesine ait dosyalardan çekildiğine ilişkin bir yazı verdiğinden söz etmektedir. Bu yazınında getirtilerek değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
Durum böyle olunca mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve yazışmalar gözönünde bulundurularak tüm takip dosyaları getirtilerek konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişiler kurulundan davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği, davalı bankanın davacıyı azlinin haklı olup olmadığı hususunda rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ve eksik incelemeyle hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 14.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy