(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 213, 503)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının kredi kartı kullanımından doğan borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla takip başlattıklarını, davalının borcun 2.200.000.000 TL. lık kısmını kabul edip, bakiye 2.649.584.731 TL. na itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermediği gibi oturumlara katılıp savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak 4.793.100.000 TL üzerinden itirazın iptaline, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren %124,02 temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında gelir vergisi uygulanmasına, itirazlı alacağın %40'ı oranında inkar tazminatının tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 14.7.2004 günlü tensip tutanağında dava dilekçesinin davalı adına tebliğe çıkarılmasına, gönderilecek davetiyeye davete rağmen duruşmaya gelmediği takdirde yargılamaya yokluğunda devam edilip, hüküm verileceği açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, davalı adına dava dilekçesinin tebliğine ilişkin olarak çıkarılan tebligat mazbatasının incelenmesinde, bu konuda herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, HUMK. 213. ve 503. maddelerine aykırı davranıldığı ve böylece tebligatın geçersiz olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, davalı adına çıkarılacak tebligata ibraz etmek istediği delillerini bildirmesi, oturuma katılmadığı halde tahkikata yokluğunda devam edilip, karar verileceği şerhi yazılmalı bu şekilde öncelikle taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası incelenip sonucuna göre karar verilmelidir. Diğer taraftan davacı, dava dilekçesinde davalı borçlunun 2.200.000.000 TL borcu kabul edip, bakiye 2.649.584.731 TL tutarındaki kısma itiraz ettiğini ileri sürüp talepte bulunmuş olmasına rağmen, mahkemenin talebi aşarak 4.793.100.000 TL üzerinden itirazın iptaline karar vermiş olması da kabul şekli bakımından usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 25.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy