(818 S. K. m. 1) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, Emlak Komisyoncusu olduğunu, davalının satın aldığı taşınmazın alımına aracılık ettiğini, aralarında sözleşme düzenlediklerini, davalının sözleşmeden kaynaklanan borcunu ödemediğini, başlattığı icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava dışı taşınmaz sahibine ödemesi için davacıya 2.000.000.000 TL verdiğini, davacının verilen bu parayı komisyon ücreti alacağına mahsup ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davaya konu taşınmazın tapuda 20.000.000.000 TL bedelle satıldığı, davalının bu bedelin %3 ü oranında komisyon ücretinden sorumlu olması gerektiği gerekçe gösterilerek 600.000.000 TL üzerinden itirazın iptaline, inkar tazminatı isteğinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davada dayanılan 10.03.2004 tarihli sözleşmede açıkça taşınmaz satış bedelinin 34.000.000.000 TL olduğu ve bunun % 6 sı oranında komisyon ücreti olan 2.000.000.000 TL'sine davalının ödeyeceği kararlaştırılmıştır.
Sözleşme hükmü tarafları bağlar. Her ne kadar davaya konu taşınmazın akit tablosunda taşınmaz satış bedeli olarak 20.000.000 TL gösterilmiş ise de, taraflar daha az harç ödeme düşüncesiyle satış bedelini tapuda düşük göstermiş olabilirler ve akit tablosuna yansıtılan bu bedel davacıyı bağlamaz. Kaldı ki davalı davada dayanılan sözleşme ile davacıya 2.000.000.000 TL ödediğini, davacının bu parayı taşınmaz sahibine teslim etmeyip, komisyon ücreti alacağına mahsup ettiğini savunmuş, bu savunmasını ispat edememiştir. Bu husus mahkemenin de kabulünde olmasına rağmen sözleşmede açıkça kararlaştırılan miktara değil de, akit tablosunda belirtilen değere itibar edilerek bunun %3 ü oranındaki kısmından davalının sorumlu tutulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy