(2004 S. K. m. 40)
Dava ve Karar: Gülşen Pekince vekili avukat Necat Yılmaz ile Demir Arat vs. vekili avukat Refik Moral aralarındaki dava hakkında samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 16.9.2004 tarih ve 268-824 sayılı hükmün Dairenin 3.5.2005 tarih ve 16419-7480 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
Davacı, murisi eşi ile davalıların kendi aralarında 1/3 oranında bir motor yenileme adi ortaklığı kurduklarını, yönetici ortak olan davalıların murisine ölümünden sonra hesap vermediklerini ve 1998 yılı Ocak ayından itibaren kar payı da ödemediklerini, ortaklığın fesih ve tasfiyesi için ayrı, kar payı alacağı için de ayrı bir dava açtığını, her iki davanın da lehine sonuçlandığını, fesih ve tasfiye kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, kar payı alacağına ilişkin mahkeme kararını da henüz karar kesinleşmeden takibe koyduğunu ve takibe koyduğu alacağı icraen tasfiye memurluğundan tahsil ettiğini bu arada davalılarca temyiz edilen kar payı alacağına ilişkin mahkeme kararının Yargıtay'ca fesih ve tasfiye kararının kesinleştiği, kar payı alacağının da tasfiye sırasında değerlendirilmesi hususuna işaret edilerek bu konuda karar ittihazına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulduğu, bozmaya uyan mahkemenin bu kez bozmaya aykırı olarak davanın reddine karar verdiği, davalıların bu red kararını icra dosyasına sunup, İİK 40. maddesi kapsamında kendisine iade muhtırası gönderdiklerini, bu arada temyiz ettiği red kararının Yargıtay'ca karar ittihazına yer olmadığı şeklinde düzeltilerek onandığını, icra dosyasına ödenen kar payı alacağının iade edilmesi halinde davalıların sebepsiz olarak zenginleşecekleri ve kendisinin de kar payı alacağından mahrum kalacağını ileri sürerek Samsun 5. İcra Müdürlüğünün 2001/1546 esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, ödediği 1.250.000.000 TL. nın %40 tazminatıyla birlikte tahsiline, ayrıca davalıların 5.000.000.000 TL. manevi tazminata mahkum edilmelerine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacının kar payı alacağını tasfiye payıyla birlikte aldığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacının kar payı alacağına ilişkin mahkeme kararını karar henüz kesinleşmeden icraen tahsil ettiği, kararın Yargıtay'ca bozulduğu bu arada taraflar arasında görülüp kesinleşen fesih ve tasfiye kararı gereğince atanan tasfiye memurlarınca tasfiyenin sağlandığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; davacının temyizi üzerine dairemizce onanmış bu kez davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacının sair karar düzeltme taleplerinin reddi gerekir.
2- Toplanan delilerden davacının davalılara karşı 23.6.1998 tarihinde açtığı iki ayrı dava ile adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile kar payı alacağı yönünden ayrı ayrı talepte bulunduğu, Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/978 esas ve 1999/573 karar sayılı dava dosyası ile 26.10.1999 gününde ortaklığın fesih ve tasfiyesine, tasfiyenin atanan tasfiye memurlarınca sağlanmasına karar verildiği, verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçmeksizin 14.12.1999 gününde kesinleştiği ve tasfiye işlemlerine başlandığı, Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/408 esas sayılı dosyasında da davacının kar payı alacağına ilişkin istemin 29.3.2001 gününde kabul edildiği, anılan karar henüz kesinleşmeden Samsun 5. İcra Müdürlüğünün 2001/1546 esas sayılı takip dosyası ile davacı tarafından 4.5.2001 gününde takibe konulduğu, İcra Müdürlüğünce davacı alacaklının talebi üzerine ortaklığın tasfiye işlemlerini yürüten tasfiye memurluğuna yazılan yazı sonucunda 26.7.2001 gününde tasfiye hesabından talep edilen 8.530.000.000 TL. nın tahsil edilerek icra dosyası alacaklısı davacıya ödendiği, bu arada kar payı alacağına ilişkin kararın davalılarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizce fesih ve tasfiye kararının kesinleştiği tasfiyenin de karara en yakın tarihe göre yapıldığı ve kar payı talebinin de bu tarih içinde kalması karşısında konusu kalmayan dava hakkında karar ittihazına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulduğu, neticede bu yönde verilen kararın kesinleşmesinden sonra davalı icra dosyası borçlularının İİK 40. maddesi hükmü kapsamında 17.3.2003 gününde icra Müdürlüğüne başvurup, davacıya tasfiye memurluğunca ödenen paranın tahsilini istedikleri anlaşılmaktadır. Her ne kadar kar payı alacağı yönünden Samsun 2. asliye hukuk Mahkemesince verilen ilk kararı Dairemiz az yukarıda açıklanan gerekçe ile bozmuş ise de, tasfiye dosyasının incelenmesinden tasfiye memurlarınca tasfiye hesabının anılan mahkeme kararından sonra yapıldığı ve tasfiye sırasında davacıya ait kar payı alacağının hesaplamaya dahil edilmediği açıkça anlaşılmaktadır. O nedenle kar payı alacağına ilişkin Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/408 esas sayılı dosyası içerisindeki 27.12.2001 günlü dairemiz bozması maddi hataya dayalı olup, taraflara herhangi bir hak bahşetmez. Kaldı ki anılan dava dosyasında sonuç itibariyle karar ittihazına yer olmadığına karar verilmiş olup, hüküm bu haliyle kesinleştiğine göre ortada davalılar lehine oluşmuş bir kesin hükmün varlığından da söz edilemez. Hal böyle olunca, tasfiye memurlarınca tasfiye sırasında tasfiye hesabına dahil edilmeyen davacıya ait kar payı alacağını davalılar İİK 40. maddesi hükmüne dayanarak geri isteyemezler. Aksinin kabulü davalıların sebepsiz olarak zenginleşmelerine neden olur. Öyle ise mahkemece, Samsun 5. İcra Müdürlüğünün 2001/1546 esas sayılı takip dosyası nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, ödenen miktarın istirdadına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki mahkeme kararı bu gerekçe ile bozulacak iken zuhulen onandığı yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından dairemiz onama kararı kaldırılmalı mahkeme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer karar düzeltme taleplerinin reddine ikinci bentte belirtilen nedenlerle Dairemizin 3.5.2005 tarih ve 2004/16419 esas 2005/7480 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının BOZULMASINA, 04.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy