(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 24.2.2004 tarihinde davalıdan ihaleye katılmak suretiyle mesken olarak kiraladığı taşınmazın, mevcut haliyle oturulmasının mümkün olmadığının mahkemede tespit edildiğini, 3.9.2004 tarihinde davalıdan tadilat izni istediğini, 11.1.2005 tarihinde tadilat izninin verildiğini, ancak kendisi yurt dışında iken Boğaziçi İmar Müdürlüğünce kaçak yapı kapsamında diye kendilerinden habersiz binanın yıkıldığını, molozlarının bile kaldırılıp arsa olarak kaldığını, akdin ifasının imkansızlaşması nedeniyle sözleşmeyi fesh ettiklerini, esasen baştan beri ikamete elverişli olmaması nedeniyle kullanamadıklarını ileri sürerek akdin imkansızlığı nedeniyle kira sözleşmesinin mevcut olmadığının tespitine, ödenen 22.000.000.000 TL kiranın istirdatı ile istenen 22.000.000.000 TL kiradan borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının taşınmazı görerek ihaleye girdiğini, 17.4.2005 yıkım tarihine kadar olan kirayı ödeme yükümlülüğünün olduğunu, yıkımdan kendilerinin de haberlerinin olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının yıkım tarihine kadar olan kiradan sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine, sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti için ayrı, istirdat talebinin reddi için ayrı olmak üzere davacı aleyhine iki ayrı vekalet ücretine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Her eda davasının tespit ve eda olmak üzere iki bölümü vardır. Tespit bölümü ile davanın dayandığı hakkın veya hukuki ilişkinin varlığı tespit edilir eda bölümünde açılan dava ile ilgili uyuşmazlıkta davalı için, yapma veya yapmama konumunda davalıyı bağlayıcı edaya (emir) karar verilir. Eda davası içinde yukarıda belirtildiği üzere tespit bölümünün bulunması, eda ve tespit davası olmak üzere iki ayrı dava olduğunu göstermez.
Somut olayda davacı davalıdan mesken olarak kiraladığı taşınmazın oturulamaz halde olduğu gibi kaçak yapı kapsamında olması nedeniyle imar müdürlüğünce yıkıldığını, sözleşme yapıldığı tarihten itibaren ikamete elverişli olmaması nedeniyle kira sözleşmesinin mevcut olmadığının tespiti ile ödediği 22.000.000.000 TL'nin istirdadını istemekte olup bir tek eda davası vardır. Sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti davası da reddedilmiştir. Bu durumda davacı aleyhine bir tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 16.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy