(5521 S. K. m. 1) (2822 S. K. m. 6, 66) (4857 S. K. m. 4, 21)
Dava: Taraflar arasındaki feshin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ile davacı vekili gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı nezdinde 28.8.1986 tarihinde işe başlayıp, kabin amiri olarak çalışmakta iken 12.3.2005 tarihinde bildirimsiz olarak iş akdinin feshedildiğini, yapılan feshin haksız olması nedeni ile, İş Kanununun 21. maddesine göre işe iadeye karar verilmesine, 4 aylık ücret ve 8 aylık ücreti tutarında tazminat ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının toplu iş sözleşmesinin 69/2 maddesine aykırı davranışı nedeni ile iş akdinin bildirimsiz olarak feshedildiğini, feshin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, iş mahkemesi tarafından verilen ve temyiz edilmeksizin kesinleşen görevsizlik kararı gereğince yapılan yargılama sonunda, feshin geçersizliği ile, davacının, işe iadesine, ve İş kanununun 21. maddesine göre diğer haklarının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1 -Davacının hava taşıma işinde çalıştığından iş kanununun 4/a maddesi gereğince iş kanunu hükümlerine tabi olmadığı ancak Hava İş Sendikası üyesi olduğundan işyerinde uygulanan 19. dönem toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandığı ve Teftiş kurulu Başkanlığının 8.2/2005 tarihli soruşturma raporu doğrultusunda, davacının ortaklık ve ortaklık personeli hakkında şeref ve haysiyet kinci asılsız İsnatlarda bulunmak suretiyle toplu iş sözleşmesinin 69/2 maddesine göre işten çıkarma cezasının koşulları oluştuğundan bahisle 73. maddesi gereğince İş akdinin bildirimsiz feshi için Disiplin Kuruluna şevkine karar verildiği ve 4.3.2005 tarihli Disiplin Kurulu Kararı gereğince de toplu iş sözleşmesinin 69/2-15. maddesi gereğince davacının işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği tüm dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. 2822 sayılı toplu iş sözleşmesi, grev ve lokavt kanununun 66. maddesi, bu kanununun uygulanmasından doğan bütün uyuşmazlıkların iş davalarına bakmakla görevli mahkemelerde çözümleneceği hükmünü getirmiş olup, aynı kanunun 6. maddesinde, toplu iş sözleşmesinin hizmet akdi yerine geçeceği belirtilmiştir. Disiplin kurulunun kuruluşu, görev ve yetkileri toplu iş sözleşmesi ile düzenlendiğine göre ve ortaya getirilen uyuşmazlık yine toplu iş sözleşmesinde düzenlenen 69. maddesi hükmünün uygulanmasından doğduğuna göre, görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan nedenle mahkemece yanlış değerlendirme ile uyuşmazlığın iş mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2. bentte belirtilen nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 450,00 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 04.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy