(818 S. K. m. 51)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalı şirket dışındaki diğer davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı şirketten satın aldığı bilgisayarlar ile teçhizatının eksik teslim edildiğini, kendi görevlileri olan diğer davalıların usulsüz işlemleri ile buna sebep olduklarını ileri sürerek, 3.769.914.581 TL.nın tüm davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemenin davanın reddine dair 8.2.2001 günlü kararının davacı temyizi sonucu dairemizce 26.4.2002 tarihli ilamla hükmün davalı şirket aleyhine kısmen bozulmasına karar verilmiş; mahkemece bozmaya, uyularak yapılan yargılama sonunda 404.80 YTL'nin 7.1.1997 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tüm davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalı şirket dışındaki diğer davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemece 8.2.2001 tarihli kararla davanın tüm davalılar yönünden reddine karar verilmiş, mahkemenin bu kararı davacının temyizi sonucu dairemizin 26.4.2002 tarihli kararıyla davacının diğer temyiz itirazları reddedilmek suretiyle davalı şirketin davacıya ücretsiz vermeyi vaat ettiği malzemeleri teslim etmesi gerekirken teslim etmediği, davanın bu kalemler yönünden kabulünün gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemenin 8.2.2001 tarihli kararına dayanak yaptığı davacı kurumun elamanları olan davalıların kusurlarının bulunmadığına dair bilirkişi raporu ve gerekse dairemizin bozma ilamının kapsamından hükmün sadece davalı şirket aleyhine kısmen bozulduğu ve diğer davalılar hakkındaki red kararının onandığı hususunda duraksama bulunmamalıdır. Nitekim dairemiz bozma ilamında da davacının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş bulunulmaktadır. Bu hal karşısında davalı gerçek kişiler hakkında daha önce verilen davanın reddine dair kararın kesinleştiği ve bu davalılar yönünden usulü kazanılmış hak teşkil ettiğinin kabulü gereklidir.
Mahkemece davalı gerçek kişiler hakkındaki daha önce verilen red kararının kesinleştiği gözetilerek hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde hükmedilen tutardan tüm davalıların müteselsilen sorumluluğuna karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy